Batılı tasvir saf zihinleri idlal eder. Yani yanlış hal ve hareketleri insanların gözlerinin önüne getirme, hayal ettirme, zihinlerinde canlandırma düzgün, saf, temiz ve berrak zihinlerin bulanmasına neden olur. Maalesef ülkemizde “batılı tasvir etme hastalığı” had safhaya ulaşmış durumdadır. Bunun en bariz örneklerini ulusal televizyonlarda ve gazetelerde görebilmekteyiz. Herhangi bir haber yapılırken, o habere malzeme olarak ne varsa hiç düşünülmeden dökülüp saçılıyor. Aslında sadece mesele saf zihinlerin bulanması da değildir. Bundan daha ötesi de bulanık zihinlere yol öğretiliyor bu haberlerle. Karakteri sıkıntılı insanların önünde bu tür sahnelerin canlandırılması en ince ayrıntısıyla anlatılması nedeniyle bu şahsiyeti bozuk insanlar neyi nasıl yapacaklarını bu haberler veya diziler sayesinde daha iyi öğreniyorlar. Cinayet haberini televizyonda izlerken anlatım şekli aynen şöyle: Şeytanın bile aklına gelmeyecek bir cinayet diye başlayan haberin devamında vahşetin nasıl işlendiği ayrıntılı şekilde anlatılıyor ve içinde suç işleme potansiyeli taşıyan kişiliği sıkıntılı şahıslara nasıl cinayet işlenir dersi veriliyor. Ya da aynı durumu dizide, sinema filminde vb yerlerde görebiliyoruz.  Ya da bir hırsızlık olayı filmde veya haberde o kadar ayrıntılı şekilde anlatılıyor ki hırsızlığı meslek edinen bir kişi bu haber ve diğer vasıtalar sayesinde iyice kavrıyor ya da bu sayede hırsızlığın temellerini atıyor üstüne kendi tecrübelerini de ekleyerek nirvanaya ulaşabiliyor. Yine toplumumuzda münferit olan aslında mütedeyyin toplumun müsamaha göstermediği cinsel sapkınlıklar, ihanetler namusa göz dikmeler adeta lisansüstü dersi anlatılıyorcasına ya da laboratuvarda inceleniyormuşçasına anlatılıyor ve bu konuda yol bulamayanlara yol gösteriliyor. İslam hukukunun en temel ilkelerinden bir tanesi de şüyuu vukuundan beterdir şeklindeki ilkedir. Zira bir günah işlenirse o günahın saklı kalması için İslam bu prensip gibi birçok ilke koymuştur. Örneğin dedikodu ya da İslami literatüre göre gıybet günahın yayılmasını engellemek için haram kılınmıştır. Yine tecessüs dediğimiz insanların günahlarını araştırma yine aynı şekilde günahların gizli kalmasını, açığa çıkarılmamasını ve topluma ifşa edilmemesini sağlamak için yasaklanmıştır. Hatta zina eden bir insana zina suçunu isnad edebilmek için dört şahidin olaya en ince ayrıntılarıyla şahit olması şartı aranmıştır ki bu imkânsızdır zira bu şahitliği sağlayabilmek mümkün değildir. Ve bu şahitliği sağlayamadığı durumda bu işe kalkışan kişilere iftira cezası uygulanması durumu söz konusudur. Buradan hareketle şunu söylememiz gerekiyor: Yanlış şeyleri tasvir etmek yerine doğru şeyleri, iyilikleri ve güzellikleri tasvir etmek toplumu kurtaracak yolların başında gelir. Her birimiz iyi olmaya çalışmalı ve aynı zamanda iyilikleri yaymak için uğraşmalıyız. Son olarak toplumun iyiye güzele yönlendirilebilmesi için televizyon ve sinema gibi iletişim araçlarının kontrolünün daha iyi yapılması gerekir. Aksi halde bu kadar batıl işlerin tasvirinin yapıldığı toplumu kurtarmamız zor hale gelir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.