XM KARINCA
Karınca kolonisinde çeşitli   türde karıncalar yaşar. Bunlar Uçan, Kırmızı, Siyah, Büyük, Küçük, Asker, İşçi gibi çeşitli gruplardan oluşmaktadır.  Bizim karınca X M’ de işte bu karıncalarından bir tanesidir.
Karıncalar hem temiz hem de çalışkandırlar. Hiç boş durmazlar. Karıncalar temiz olmak zorundadır çünkü karıncaların uçabilmesi, etraflarını algılayabilmesi, tırmanmaları buna bağlıdır. Anteni kirli bir karıncanın yönünü bulması, koku alması zorlaşır.
Karınca XM meraklı, yeni şeyleri, farklı yerleri ve Dünyayı keşfetmek isteyen biriyken gurubundan ayrılamayan akşam sabah demeden ağaçları marangoz gibi işleyen bir karınca olmaktan sıkılmıştır artık. Bir gün gaza gelir kaçar. Heyecanla hayalini gerçekleştirmeye başlar. Etrafını inceler, kocaman ağaçlar, yapraklar arasında gezinirken görür ki, meğerse nasıl bir dünyada yaşıyormuş haberi yokmuş. Mantarlar, çiçekler, bitkiler uzaktan gördüğü hayvanlar derken çok uzaklaştığını fark etmemiş. Birden yağmur başlayınca nasıl kaçacağını bilememiş. Kaçarken de çamura düşer. Çamurdan zor kurtulur. Antenleri de çamurlandığından ne koku nede iletişim. İyice tırsmış anlamış kaçmak parlak bir fikir değilmiş. Bir ağacın kavuğuna girmiş yağmurun dinmesini beklemiş. Yağmur durunca çıkmış dışarı, yaprak üzerindeki su damlacıklarıyla yüzündeki çamuru attırmış sıra antenlerini temizlemeye gelmiş. (Antenlerini farklı boyutlardaki taneciklerle temizlemek için bacağını bir tür kıskaç şeklini alacak şekilde büker. Antenlerini tek tek bu kıskacın içinden geçirip antenine bulaşmış büyük parçacıkları bu kıskaçtaki tüylerle temizler. Daha küçük tanecikleri temizlemek için kıskacında ince dişli bir tarak bulunmaktadır. Üstelik bu taraktaki aralıklar tam olarak karınca anteninin tüyleri genişliğindedir. Boyutları insan saçının çapının seksende biri kadar olan en küçük toz taneciklerini temizlemek içinde kıskacında ince fırçalar vardır. )
Sonunda antenlerini kurtarır. Koku alabilir hale gelir. Antenleriyle arkadaşlarına sinyal gönderir. Arkadaşları da onu arıyordur. Nihayet birbirlerinden sinyal alırlar. Geldiği yöne geri döner uzakta karınca yiyeni görür korkudan aceleyle koşturur. Arkadaşları XM’ yi bulurlar. Merakına yenilip kaçtığını, bundan da pişman olduğunu, tehlikeleri öngöremediğini söyler. Özür diler işlerin aksatılmasına sebep olduğundan.Artık dikkatli olacaktır. Gereksiz merakına yenilmemeyi en azından öğrenebilmesi gerektiği onun için bir kazançtır.  Arkadaşlarından habersiz yanlarından ayrılmaz.
Karıncanın bu hikayesinden anlıyoruz ki bütün varlık alemi yaradılış esaslarına uygun yaşamalıdırlar. Kim ki fıtratının dışına çıkar kendisini muazzam tehlikeler bekler. Sonrasında durumdan şikayetlenmek de bir fayda sağlamaz.               Rukiye Ersal

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol