Kapitalizmin en önemli özelliği sürekli bir şekilde tüketimi teşvik etmesidir. Bunu günümüzde en çok kapitalizmin Mabedi olarak da adlandırdığımız alışveriş merkezlerinde (AVM) görebilmekteyiz. O devasa binalara baktığınızda sizi içine çeken tüketimin farkına bile varmadan kendinizi elinizde sepet ya da alışveriş arabasını iterken buluveriyorsunuz. Alışveriş Merkezlerinde ve bunun benzeri büyük marketlerde tüketimi teşvik eden binlerce faktör ya da daha doğrusu beynimize çekilen algıyla karşı karşıya kalıyorsunuz. İlk girdiğiniz anda kafanızda bir ihtiyacınızı alma eğilimi taşıyor olabilirsiniz ancak size çekilen algı karşısında çoğu zaman yenildiğinizin farkına bile varamayabilirsiniz. Zira büyük büyük afişlerle, farklı dillerde yazılmış indirim yazılarıyla ve olabildiğince düşünmenizi kısıtlayacak hale getiren hızlı müziklerle farkına varmadan alma zorunluluğunu beyninize zerk etmiş oluyorlar. Bir de bakıyorsunuz ki apartman dairesinde oturmanıza ve apartmanınızın etrafında çimenlik ya da ağaç olmamasına rağmen bu alışveriş merkezlerinden ot biçme ya da elektrikli testere almış oluyorsunuz. Size öyle bir algıyla yaklaşılıyor ki o kapitalizmin mabetlerinde bilmeden birileri tarafından uzaktan kumandayla kontrol ediliyormuşçasına tüketim çılgını haline geliyorsunuz. Günümüzde en büyük sorunlardan biri olarak tüketim çılgınlığı hastalığı gösterilebilir. Buna da bize zerk edilen “doyumsuzluk” neden olmaktadır. Bu doyumsuzluğun altında bize “Ne kadar fazla şeye sahip olursak, o kadar oluruz” düşüncesini benimsetiyorlar. Bundan dolayı elimizde olan şeyler yeterli gelmiyor, yiyecek, içecek, barınak, sağlık, giyim ve eğitim gibi zorunlu ihtiyaçlarımızı karşılayabilsek de fazla eşya elde ederek doyuma ulaşma adına ihtiyaç dışı şeyler alama yoluna gidiyoruz.  Evet, maalesef çoğu insanımız bu saiklerle bu tür alışveriş merkezlerine gittiğinde normal hayatta almayacağı şeyleri istemsiz bir şekilde almış oluyor. Son olarak bu tür yerlere gidildiğinde sadece almanız gereken şeylere endekslemeniz ve ihtiyacınız olmayan şeyleri asla almamanız gerektiğini zihninize yerleştirerek girmeniz gerekir. Aksi halde bu tüketim çılgınlığı içerisinde tamamen israfa kapı açmış olursunuz u da İslam'ın asla kabul etmediği bir yaşam tarzıdır.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol