Sorgulanmayan Hayat, Anlamsızdır

Sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyin, tüm insanlık için, tüm kainat için zarardır. Çünkü hayat, sorgulayınca anlamlıdır. Sorgulamak, soru sormaktır, var olmaktır. Bir işin sebebini, mantığını anlamaya çalışmaktır. İşin sonucunun neye, kime yarayacağını öğrenmektir. Bir şeyi körü körüne değil, bilinçli olarak yapmaktır. Aklımıza ve kalbimize müracaat ederek, yapılanları onaylamak veya reddetmektir. Sorgulayan insan, önce evreni, kainatı, sonra tüm mevcudatı sorgular. Asıl önemlisi de kendini sorgular. İnsan olan her canlı kendine şu soruları sormak zorundadır. Ben kimim? Beni ve bu kainatı kim yarattı, niçin yarattı? Nerden geliyorum? Bu dünyada ne işim var? Sorumluluklarım nelerdir? Nereye gidiyorum? Kendine bu soruları sormayan, bu soruların cevabını merak etmeyen, araştırmayan bir  kişi canlıdır, ancak henüz insan olamamıştır.

Hayatı anlamak ve anlamlandırabilmek için, bireyin kendini sorgulaması gerekir. Sorumluluk sahibi insan, kendini, hayatı, ölümü ve kainatı sorgulamalıdır. Tıpkı Hz. İbrahim gibi..

Hz. İbrahim, insanların kendilerine hiçbir fayda ve zarar veremeyecek, sinek kendilerinden bir şey alsa onu bile geri alamayacak kadar aciz olan putlara niçin taptıklarını sorguluyor. Körü körüne onlara inanmıyor.

“Babasına ve halkına, “Siz neye tapıyorsunuz?” demişti; “Allah’tan başka birtakım düzmece tanrılar mı edinmek istiyorsunuz? (Saffat-85,86). Hz. İbrahim’in babası ve kavmi, kendi yonttukları putlara tapıyorlardı. Hz. İbrahim de, kavmini, akıllarını kullanmaya, sinek kendilerinden bir şey alsa onu bile geri alamayacak kadar aciz olan putlara niçin taptıklarını sorgulamaya davet ediyor :

“İbrâhim gizlice tanrılarının yanına vardı; “Niçin bir şeyler yemiyorsunuz?” dedi; “Neyiniz var, niçin konuşmuyorsunuz?” (Saffat-91,92)

“Sonra onlara güçlü darbeler indirmeye başladı. Diğerleri öfke içinde koşarak İbrâhim’in yanına geldiler. Dedi ki: “Kendi ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa sizi de yaptıklarınızı da Allah yarattı.” (Saffat-93,96)

Hz. İbrahim, kavmine bir ders vererek, onların akıllarını kullanmalarını, kendi elleriyle yonttukları putlardan vazgeçmelerini, bir şey yemeyen, konuşamayan, bir sinek kendilerinden bir şey alsa, onu bile geri almaktan aciz bu varlıklara tapmalarını engellemeye çalışıyor. Önce kavmiyle konuşarak, onları düşünmeye, sorgulamaya davet ederek vazgeçirmeye çalışıyor. Bunda başarılı olamayınca da, kavminin taptığı putları baltayla kırıp paramparça ediyor. Baltasını da en büyük putun boynunu asıyor. Böylece kavminin akıllanacağını ümit ediyor.

Kuran’da sorgulamak farz ibadettir. Kuran’ın 700’e yakın ayetinde düşünmek, akletmek ve sorgulamak geçer;

‘’(Bu Kur’an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.’’ [Sad Suresi-29]

‘’De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler.” [Zümer Suresi-9]

‘’Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün ardarda gelişinde temiz akıl sahipleri için gerçekten deliler vardır.’’ [Âli İmran Suresi-190]

Yüzlerce ayette Allah evrendeki tüm detayları incelememizi ve bu bilgiler üzerinde düşünmemizi emreder. Ayrıca Kuran’da açık görüşlü olmak ve her fikri dinleyip en güzeline uymak da farzdır. Yani bağnaz bir kafa yapısı, tek taraflı düşünce, bir kişiye kayıtsız şartsız bağlılıkla o ne derse kabul etmek yoktur.

‘’Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah’ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar, temiz akıl sahipleridir.’’ [Zümer Suresi-18]

Hayatınızı sorgulayın. Ne amaçla yaşadığınızı sorgulayın. Aldığınız nefesin, ne kadar muhteşem bir şey olduğunu sorgulayın. Varlığınızın hikmetini sorgulayın. Yaşantınızın kalitesini sorgulayın. Yaratıcıya karşı şükrünüzü veya isyanınızı sorgulayın. Aklı selimle sorgulayın. Sorgulama yeteneğini yitirmiş bir beyin, tüm insanlık için, tüm kainat için zarardır. Çünkü hayat, sorgulayınca anlamlıdır.

"Düşünme, itaat et diyenlere değil; düşün, sor, sorgula, aklını kullan, kainat kitabını oku ve ibret al, son kitabı ve son peygamberin mesajını, düşünerek, idrak ederek, sindirerek, anlamaya çalışarak oku, anlayarak yaşamaya çalış, kullara kul değil, sadece Allah’a kul ol ve mutlu ol’’ diyenlere kulak ver."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.