Oyuncaklar Muhsin Abi'den

İyilik Haber Merkezi
İyilik Haber Merkezi
22 Nisan 2021 Perşembe 13:32
89 Okunma
Oyuncaklar Muhsin Abi'den

Türkiye'min yalnızca iyilikten yana olan ve iyilileri gündem edinen tek haber sitesi İyilik Haberleri olarak bu köşemize çocukları dert edinen başarılı bir insanı tanıtalım istedik; Muhsin Şaşmaz.
"Çocukken hiç oyuncağım olmadı, onun için o iç burukluğumu başka çocuklar yaşamasın diye harekete geçtim."

Bursa’da yaşayan Muhsin Şaşmaz, 45 yıl önceki çocukluk hayali olan proje ile miniklerin gönüllerini fethetti. Köy köy gezen Muhsin Şaşmaz, karavanına doldurduğu oyuncaklarla küçüklerin yüzünü güldürüyor.

O geleceğin teminatı olan çocukların yüzü gülsün diye, herkese örnek olacak bir projeye imza attı. 45 yıl önce çocukken köyünde hiç oyuncağı olmadığı için karpuz kabuklarından oyuncak tasarlayan Şaşmaz, şimdilerde köy köy gezerek karavanına doldurduğu oyuncakları çocuklara dağıtıyor.

Zamanında durumları olmadığı için oyuncak ile hiç oynamadan büyüyen ve o günlerde kendi kendine ‘büyüyünce imkanım olursa çocuklara oyuncak dağıtacağım' diye söz veren insanı Muhsin Şaşmaz, şimdilerde bu hayâlini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyor. "Oyuncaklar Muhsin abiden" diye bir karavan tasarlayan Şaşmaz, "Oyuncaksız çocuk kalmasın" sloganı ile karavana doldurduğu yüzlerce oyuncakla mahalle mahalle, köy köy dolaşmaya başladı.


Bursa'nın 17 ilçesi, bine yakın mahalle ve köyünü gezmeyi hedefleyen Muhsin Şaşmaz, son olarak Bursa'nın Harmancık ilçesindeki köy çocuklarını sevindirdi. Kamyonetinin arkasına bağladığı karavan ile köy meydanına veya okul bahçesine gelen Şaşmaz'ı gören çocuklar heyecandan ne yapacağını şaşırdı. Yeni yürümeye başlayanından ilkokula gidenine kadar birçok çocuk, televizyonda veya başka bir yerde gördüğü oyuncaklardan almanın mutluluğunu yaşadı.

Çocuklara kendi elleriyle oyuncakları hediye eden Şaşmaz, yaşadığı mutluluğu tarif etmenin imkansız olduğunu dile getirdi. Çocukların yaşadığı mutluluğun gözlerinden okunduğunu belirten Şaşmaz, “Ben küçükken, 45 sene önce köyde oyuncak diye karpuz kabuğuna ip bağlayıp gezerdik. Hatta köy sokaklarında koşarken, toz çıksın trafik olduğu anlaşılsın diye ayağımızı yere sürterdik. Hiçbir arkadaşımın oyuncağı yoktu. Dolayısıyla biz hep bir oyuncakçı gelsin, bize oyuncak dağıtsın diye düşünürdük. Ama olmadı. İşte o gün ‘Eğer bir gün maddi durumum iyi olursa, Allah bana nasip ederse çocuklara oyuncak dağıtacağım' diye hayal kurardım. Bugünde bize bunu gerçekleştirmek nasip oldu. Karavanı tasarlayıp köylerdeki çocuklara oyuncak dağıtmak için yollara çıktık. Bu projeyle çocuklarımızın hayatına dokunmak, onları geleceğe hazırlamak istiyoruz. Çocuklar, güzel Türkiye'nin geleceği ve teminatıdır. Bu anlamda, üstümüze düşen sosyal sorumluluğu da yapmaya çalışıyoruz” dedi.


"Türkiye'deki diğer iş insanlarına da buradan çağrıda bulunuyorum. Projemizi istedikleri zaman paylaşabiliriz. Gereken desteği ve tecrübelerimizi aktarabiliriz. Oyuncaksız çocuk kalmasın. Çocuklar gülerse dünya güler. Unutulmamalıdır ki, dünyaya barış çocuklarla gelecektir” diye konuştu.

Önce kırsalda bu projeyi başlattıklarını belirten Şaşmaz, “Buradaki çocukların daha çok ihtiyacının olduğunu düşündük. Çocukları sevindirip onları güldürdüğümüz de daha çok mutlu olduğumuzu gördük. Ne kadar doğru bir projeye imza attığımızı görüyoruz. O kadar yol gidiyoruz. Ancak hiçbir yorgunluğumuz kalmıyor. Güzel ülkemde oyuncaksız çocuk kalmasın istiyoruz. Pandemi sürecinde harekete geçtik. Yaklaşık 2 ay önce projemize başladık. Şu ana kadar 50'nin üzerinde köyü dolaştık. Köy meydanlarında muhtar arkadaşlarımızın da yardımı alarak çocukları sevindiriyoruz. Yaklaşık 3 bin kilometre yol kat ettik. Bursa'nın 17 ilçesindeki bütün köylerde çocuklarla buluşmak istiyoruz. Tabii bu mutluluğun Bursa ile biteceğini sanmıyorum. Çok önemli olan bu projeye diğer vilayetlerin de destek olacağına inanıyorum" diye duygularını ifade etti.


Çocukları için yapılan oyuncak dağıtımının çok güzel olduğunu dile getiren aileler ise, “Allah razı olsun, çocuklarımızı sevindirdiniz. Durumu iyi olmayan bazı anne ve babalar çocuklarına pek oyuncak alamıyor” dedi

Karavanı gördüklerinde heyecandan yerlerinde duramayan çocuklar , “Karavanı gördüğümüzde çok heyecanlandık. Biz oyuncak verdikleri için çok mutlu olduk. Herkese çok teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

KENDİ AĞZINDAN HAYAT HİKAYESİNİ DE DİNLEDİK MESUT ŞAŞMAZ'DAN...

1924 Bolşevik dönemiyle birlikte rahmetli dedem babaannemle birlikte Türkiye’ye göç etmişler. Babam Kars ilinin Arpaçay ilçesinde dünyaya  gelmiş. Daha sonra bizim aile Muş iline yerleşmiş. Ailenin on altı çocuğundan yedincisiyim. Muş doğumluyum. Liseye kadar olan eğitimimi tamamladıktan sonra, bir şekilde İstanbul ile yolumuz kesişti. İstanbul’a ilk geldiğimde daha 17 yaşında çocuktum. Gelir gelmez, hiç bilmediğim inşaat işinde 8 gün çalıştım. O 8 gün boyunca adeta ellerim patladı. İnşaata gelip giderken o zaman biletli otobüsler vardı. Seyyar satıcılardan bilet alıp o otobüsleri kullanırdık. Ben de bu yüzden inşaat işçiliğini bıraktım, bilet alıp satmaya başladım. Şener Şen, filminde ‘domates’ diye bağırıyordu ya, ben de utanarak sıkılarak ‘bilet’ diye bağırmaya başladım. Bilet işi de o zamanlarda belli grupların idaresindeydi. 1983 yılında bilet satarak ticaret hayatıma başladım.

1985 yılında askere gidene kadar biletçilik yaptım. Bu arada söylemek istiyorum, askere gitmeden önce bazı planlarımı askerlik sonrasına bırakarak teyzemin kızıyla nişan yaptım. 1987 yılında askerden döner dönmez eşimle evlendim. O zamanlar kira ödeyerek tuttuğum evimin içini borçlanarak döşedim. Üç kardeş  çalışıyoruz, ama kazandıklarımız borçlara ancak yetiyordu.

Ticarete başladım dedim ya, o zamanlar kıyısından köşesinden de olsa kuyumculuk sektörüne bazı dostlarım sayesinde bulaştım. O dostlarım nazar boncuğunun etrafını altınla işlerlerdi. O boncukları bana verirler ben de onları satardım. Akşam olunca paralarını onlara teslim eder, kazancımla eve dönerdim. Bu mesleğe Kapalıçarşı’da ‘Çantacı’ derlerlerdi.

Zaman içinde Kapalıçarşı’dan 200 kilo altın toplar hale geldim. Birçok esnaf sözüme güvenip altınlarını bana teslim ediyordu. Bu arada kendi atölyemi de Kapalıçarşı’da kurdum.

Bana soruyorlar, sermayen nedir diye ben de ‘sermayem temiz ahlaktır’ diyorum. Kolay değil yüklü miktarda altını bana çeksiz senetsiz veriyorlardı. Hiçbir zaman onların güvenini suistimal etmedim. Bu yüzdendir ki işlerimi çabuk büyüttüm.
Herşey para kazanmak üzerine olmamalı diyerek bir yandan da kendimi bu ve benzeri projelerle çocuklara adadım. 
Çocukların oyuncakları Muhsin abilerinden diyorum yani.

HABER MERKEZİ

Son Güncelleme: 22.04.2021 15:55
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.