KIZILAY DERNEĞİ

İyilik Haber Merkezi
İyilik Haber Merkezi
29 Mart 2021 Pazartesi 17:54
32 Okunma
KIZILAY DERNEĞİ

İyiliğin Kurumsallaşmış Hali Kızılay

 Hocamız benden Kızılay hakkında bir yazı istediğinde “ah bu çok kolay bir konu” diye içimden geçirmiştim. Ne de olsa çocukluğumdan beri duyduğum bir kurumdu ama işin aslı hiç de öyle değilmiş. Uzun uzun düşünmeye başladım. Gerçekten neydi bu Kızılay? Sonra eve gelip biraz araştırma yapmaya başladım. Kızılay 11 Haziran 1868 yılında, yaralı askerlere yardım etmek amacıyla kurulmuştur. Avrupa’daki Kızılhaç’ın İslami versiyonudur. Savaş, deprem, kıtlık, sel gibi birçok kötü durumda insani yardım sağlamayı amaçlamaktadır, gibisinden birçok yazı okudum. Ne de kısa özetlemiş değil mi? 150 küsür yıldır insanların yaralarına merhem olan bu kurumu 3 cümleyle anlatmak haksızlık olmuş gibi geldi. Bir insanın sıkıntısını gidermeyi, bir yuvayı ısıtmayı kısaca bir iyiliği, cümlelerle tarif etmek hangi açıdan bakarsam bakayım zaten eksik kalacaktı. Ama bir yerden de başlamalıydım. Bu yüzden, yıllardır milyonlarca kişiye farklı sebeplerle yardım eli uzatmış olan bu kurum için ben de bir katkıda bulunmalıyım diye düşündüm. Neticede iyilik yapmadan iyiliği anlatamazdım değil mi?

 Hemen babamla birlikte Eminönü’ndeki Kızılay çadırına gittik. Babam zaten yıllardır senede 2 kere kan bağışında bulunur. Benim içinse bu ilk olacaktı. Neyse çadırın önündeki masalardan birine geçip form doldurduk. Sonrasında doktor sırayla bizi yanına çağırıp kan değerlerimize, tansiyonumuza baktı. Babamın kan değerleri düşük çıktığı için bu sefer kan veremedi ama beni kabul ettiler. Görevli kanımı almaya başladı ve on dakikacık sürdü. O sırada babamı görevlilerden biriyle konuşurken duydum. “Ben de yıllardır kan veriyorum ve bir hikayesi de var” diyordu. Şaşırmıştım, evet babam yıllardır kan veriyordu biliyordum ama bir hikayesi olduğu, işte bu beni daha çok meraklandırdı. Babam anlatmaya devam etti. Ben daha doğmadan önce abimin kolunda bir kist çıkmış ve ameliyat olması gerekmiş. Ameliyat sırasında da kan ihtiyacı olmuş, aramışlar taramışlar bulamamışlar. (Babam anlatırken gözlerindeki çaresizliği o an bile görebiliyordum.) En son bir asker kan vermiş de abimin hayatı kurtulmuş. Bu hikayeyi duyduktan sonra gözlerim doldu, eğer o asker o gün kan vermeseydi belki de... ve sonra benim verdiğim kanla kim bilir kimin hayatı böyle kurtulacaktı. Ben böyle duygu karmaşası içindeyken kan verme işlemi bitti ve görevli kalkarken dikkatli olmamı başımın dönebileceğini söyledi ama hiç umurumda değildi. O kadar heyecanlı o kadar mutluydum ki, insanlığı kurtarmış gibi gururlu hissettim kendimi. Gerçekten de mutlu olduğuma değmiş kan verdikten üç dört gün sonra Kızılay’dan mesaj geldi üç kişiye ulaşmış kanım. Üç can kurtulmuş üstelik ayırdığım vakit sadece on dakika.

Benim hikayem bunlardan sadece bir tanesi. Milyonlarca insana, üstelik sadece Türkiye’de de değil dünyanın birçok yerinde, yardım elini uzatan bir kurum Kızılay. Düşünsenize depremde enkazdan çıkan minik bir çocuk Kızılay’ın battaniyesiyle, bizlerin uzattığı yardım eliyle, ısınıyor. Yada savaşta eşini, çocuklarını, yuvasını kaybetmiş bir kadına çatı oluyor. Açlıktan ağlayan çocuğunun karnını doyuramadığı için çocuğundan daha çok ağlayan babaya aş oluyor. Kısacası dünyada hala iyiliğin olduğuna dair yüreklerde umut oluyor. Bu umudu dünyaya bir ışık gibi dağıtıyor. Haydi siz de bu aydınlığın bir parçası olun.

 Sevgilerle Şeyda Aydemir.

   

Son Güncelleme: 30.03.2021 18:48
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.