Sanat, ruhun maddede şekil almış halidir  ...Bu eserlere hayranlık duyuşumuz ruhun aldığı şekillerin bizde bıraktığı etkidir. Aldığı frekansları tiresimleri  kendi ruhunda harmanlayıp estetik biçimde izleyiciye sunmaktir maharet. Örneğin Allahin cennet tasvirinin her sanatçıda farklı bir his oluşturdugunu düşünün...  Ortaya  ihtişamlı bir  cok eser çıkacaktır.. 
Bu yuzden 'Sanatçılar İnce duygulara sahip özel ve nitelikli insanlardir.. Aynı zamanda  toplumsal konulara da değinerek duyarlılıklarni  göstermeyi  basarabilmislerdir.. Tarihe ait betimlemeler sanatçının gözünden  bizlere belge   niteliğindedir .. 
  Picasso 'nun gozleriyle İspanya'daki iç savaşın etkilerini  izleyiciye kuvvetli bir biçimde hissettirmesi gibi.. 


Bir coğrafyada herkesten sanatçı olması beklenemez elbette.... Ancak sanat, kişinin yaratıcı kabiliyetini estetik anlayışıni  bakış açısıni geliştiren bir misyon  üstlenmiştir... Sizin  herhangi bir sanat dalına yakınlaşmaniz toplumun gelişmisliginin işaretidir...
    sanat eğitimine erken baslamis  bir çocuk  yetişkinlige adım attığında bu eğitimden uzak kalan bir bireyden elbetteki farklı ve olumlu düşünce yapısına sahip olacaktır...
  
Dijitallesen dünyada toplumun özellikle de gençliğin ilişkileri, yasam biçimi ve değerleri, kültür sanat  ürünleri tarafından tabiri caizse  bombardımana  ugramaktadir. Aslında hedef alınan şey gençlerimizin sadece izleyici olması durumudur...  Ortaya çıkan tablo  başkalarına duyulan hayranliktan öteye gecmemektedir... İlgi alanımızi sadece seyrediyor olmak, üretimde bulunmak  ve  sanatta etkin olmakla asla aynı şey değildir...
 Gençlerimizin içine itelenmek istedikleri durum hayatıni nasıl yönlendirmesi  gerektiği konusunundaki kararları alırken kendi ihtiyacından çok, hayran olduğu kişi yada sanatçıya göre şekil almasını sağlamaktır .... Bu da sanatçı kavramına ters düşen  üretmek eyleminden Uzak sadece tüketime  ve hayranlığıga odaklı bir gençlik anlamına geliyor...
        Neden benim toplumumda dünyaya örnek olacak bir ressam bir sinemacı bir şair bir yazar  yetişmesin...  O halde  bu fikrin sekilenmesi için  başta okullar ve tüm eğitim kurumları aynı zamanda bu bilince sahip sivil toplum kuruluşları hepimiz sorumluyuz... 

Oysa Allah gençlere 
 tüm dunyayi   değiştirecek aklı  gücü enerjiyi  ve coşkuyu  vermişken  kültür ve sanatla tekrar dirilmek zincirlerini kırmak bizim öncelikli hedefimiz olmalı....       

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.