Merhamet

Dilimize Arapça dilinden girmiş olan merhamet kelimesi köken itibari ile kendisi dışında bir başka insana ya da bir hayvana veya Allah’ın yarattığı her hangi bir canılıya yaşadığı olumsuz bir durumundan dolayı acı çeken, zulüm gören canlıya duyulan üzüntü, acıma şeklindedir. Şahit olduğu fenalıktan dolayı derinden etkilenme sonucunda bazen ağlama anlamlarına gelmektedir ve devamında merhamet gösterdiği canlıyı bulunduğu durumdan kurtarmak için ivedilikle eyleme geçmektir. Bir de merhametle ilgili bir ayetten örnek vermek gerekirse: Yusuf Sûresi(12) 92. Ayet Yûsuf şöyle dedi: “Bugün size bir ayıplama, bir kınama yok. Ben hakkımı çoktan helâl ettim. Allah da sizi bağışlasın. Çünkü O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.” Ayetten de anlaşılacağı üzere Allah merhametlilerin en merhametlisidir. Peki bizler için merhamet kelimesi ne ifade etmektedir ve merhametli insan nasıl olunur? Öncelikle kısaca şunu söyleyeyim: Merhametin büyüğü küçüğü olmaz, merhametin bir ölçüsü de yoktur aslında. “Bazen sokakta aç susuz kalmış bir kedi, bir köpeğe bir lokma ekmek, bir yudum su vermekle fakir bir insanın karnını doyurmak bir çocuğun başını okşamak veya sokaktaki hiç tanımadığınız bir insana selam vermek arasında hiçbir fark yoktur.” İnsanın kendine de merhamet etmesi gerekiyor: Allah’ın verdiği vücut ve ruh sağlığına da önem göstermesi lazımdır. Gerektiğinden fazla yemek yenmesi, alkol alması en yakındakilere zarar veren birçok kötü hadiselere sebep olmakta merhamet kavramından uzaklaşmaktır. Dünyada açlık verileri çok korkutucu boyuttayken; Dünyada 270 milyon insan açlıktan ölümle burun burana yaşıyorken her yıl Ramazan ayında lüks otellerde envai çeşit yemek yiyip içilirken, yine tatil merkezlerindeki otellerde yenilmeyen çoğu yemeğin, ekmeğin çöpe atılması üzerinde uzun uzun tartışılması gerekiyor. Açlıktan bir deri bir kemik vaziyette halsizlikten ayakta durmaya zorlanan insanlara da merhamet göstermek gerekiyor. Abbas(r.a)'dan rivâyet edildiğine göre Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Yanıbaşındaki komşusu açken tok olarak yatan bizden değildir.” Merhametli insan nasıl olunur? Merhametli bir insan olmamın bir formülü yoktur. Merhamet içten olan, insanın kalbinin derinliklerine Allah tarafından emanet edilmiş bir duygudur. Aslında cümlelerdeki anlamlarının çok daha fazlasıdır: Merhamet acımak değildir aslına bakarsanız; merhamet karşısındaki insanın, hayvanın, ağacın, börtü böceğin ve bunlar gibi can taşıyan her şeyin başına gelen en ufak bir kötü hadiseden dolayı empati kurabilmek ve yüreğindeki saklı göz yaşıdır, büyük bir acı hissediyor olmak, güzel ameller işlemek, iyi niyetlere iten duygulara sahip olmaktır. Acı çekeni ve onu bulunduğu durumundan çekip çıkartıp ona kucak açabilmek, ızdırap veren yaralarını sarmak, ruhundaki sarsıntıları dindirmek ve kaybettiklerini yerine geri koymaktır ve daha sonrasında onun lehine fiillerle emek harcamaktır. Merhamet: iyi bir insan olmaktır, merhamet vicdandır, merhamet huzurdur, merhamet güzel olmaktır ve yine merhamet insanın insana güzel bir sözü güzel bir bakışıdır. Allah iyi insanların yollarını merhametli insanlarla kesiştirsin. Kimsenin kölesi olmayın sadece merhametinizin esiri olun... “Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekiler (Allah ve melekler) de size merhamet etsin. " Hz. Muhammed(S.A.V)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.