MATEMATİKÇİ BİTKİLER

Günem, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü'nde okuyan bir öğrenciydi. Üstün zekalı bir genç olduğundan, akademisyenler birinci sınıftan dördüncü sınıfa atlamasına karar vermişlerdi. Günem'in bu zekasını gören üniversitesindeki akademisyenler Günem ile özel olarak ilgileniyorlardı. 
"Ne dersin Günem?" dedi arkadaşı Aktuğ, afişi işaret ederek. Afişte bugüne dek çözülememiş matematik problemlerinden biri olan "Hodge Kestirimi" vardı.
"55 yıldır matematik üstadları çözememiş ben mi çözeceğim? dedi Günem.
"Şunu unutma." dedi Aktuğ, "İnsan bu hayatta yaptıklarından değil yapmadıklarından pişman olur." 

Günem, arkadaşını dinlerken bir yandan afişe bakıyordu. 
Aktuğ yine bir aforizma söyledi. "Ne demiş şair: 'Bilirsin ki bilmezsin,
Bir bilene sormazsın.
Bilirsin ki sorunca.
Bilirler ki bilmezsin.' felâ* sen beni dinle. Şu problemi çözmeye çalış. Süre sınırı da yok. Hem para ödülü de vereceklermiş.

 "Doğru söylüyorsun aslında. Denemekten zarar gelmez. Hele bir deneyelim, Allâh yardım eder. Gayret bizden başarı Allâh'tan."
                      *

Akşam olmuş, Günem evine gelmişti. Biraz kafa dağıtmak amacıyla Youtube'da gezinmeye başladı. Bildirimlere baktı. Abone olduğu kanallardan biri yeni bir video atmıştı. Videoyu açtı ve karşısına bir reklam çıktı. Normalde reklamları hemencecik geçerdi ama bu reklam ilgisini çekmişti. Reklamdaki şu sözler Günem'in aklına bir fikir getirdi:
 "Bitkiler, fotosentez yaparak güneş ışığından elde ettikleri enerji yardımıyla besin üretirler. Bu oldukça karmaşık bir süreçtir. Ancak bazı türler üzerinde yapılan araştırmalar, onların başka bir becerisini daha ortaya çıkardı. Bitkiler ürettikleri besini gece boyunca en ideal oranda tüketmek için hesap yapıyorlar.
 Şunu düşünün: Bitkiler gündüzleri atmosferdeki karbondioksidi nişastaya ve şekere çevirir. Birçok tür, gün boyunca depoladığı nişastayı gece tüketir. Böylece aç kalmazlar, verimliliklerini korurlar ve büyümeye devam ederler. Üstelik depoladıkları nişastayı ne çok hızlı ne de çok yavaş, tam doğru hızda tüketirler. Bu şekilde şafak sökene kadar besinin yaklaşık yüzde 95’ini kullanır ve sonra yeni besin üretmeye başlarlar.
 Bu bulgular, turpgiller familyasından Arabidopsis thaliana isimli bir hardal bitkisi üzerinde yapılan deneyler sonucunda elde edildi. Araştırmacılar bu bitkinin besin tüketimini gecenin uzunluğuna göre ayrıntılı şekilde ayarladığını fark etti. Anlaşılan bu bitki mevcut nişasta miktarını şafağa kadar kalan süreye -8, 12 ya da 16 saat de olsa- bölerek en ideal tüketim hızını saptıyor.
Bitkiler ne kadar nişasta stoku olduğunu nasıl tespit ediyor? Kalan zamanı nasıl ölçüyor? Hangi mekanizma sayesinde matematik hesaplamaları yapabiliyor? İleride yapılacak araştırmalar bu soruların cevaplanmasını sağlayabilir.
Ne dersiniz? Bitkilerin matematiksel hesap yapabilme yeteneği evrimle mi oluştu? Yoksa Allâh tarafından yaratıldı mı?"
Günem, hemen bilgisayarı kapattı. Eline kağıt kalem aldı ve bugüne kadar öğrendiği bütün matematik bilgilerini kullanarak bu problemi çözmeye çalıştı. Günler haftaları, haftalar ayları kovaladı ve sonunda bu problemi çözmeyi başardı.
                        *
Günem, Avusturya Viyana'da gerçekleşen Uluslararası Matematik ve Bilgisayar Bilimleri Konferansı'nda bilim insanlarına "Hodge Kestirimi"ni nasıl çözdüğünü sundu. Bilim insanlarından oluşan jüriyi etkileyen Günem, sonraki yıl Uluslararası Matematik ve Bilgisayar Bilimleri Konferansı'na çağrıldı ve kendisine ödül takdim edildi. 
Günem'in bu başarısını gören ABD Başkanı, Günem'i telefonla aradı ve kendisini kısaca MIT olarak bilinen Massachusetts Teknoloji Üniveristesi'nde %100 burslu olarak yüksek lisans yapmasını teklif etti.
                           *

2 yıl oldu ve Günem yüksek lisansını tamamlayıp, MIT'den mezun oldu. MIT'deki akademisyenler Günem'i ABD'de kalması için ikna etmeye çalıştılar ama Günem oralı bile olmadı ve akademisyenlere şu cevabı verdi: " Herkesin kendi memleketine, ülkesine, toprağına sorumluluğu var. Ben Türkiye'de dünyaya geldim. Dolayısıyla, ben önce toprağıma sorumluluğumu düşünmem gerek."
          


Dipnot: Felâ (Öyleyse, O zaman, O halde)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol