Altın Söz: Ben unu kepekten ayırt ederim. Şunlar insandır, mânâ eridir, ruhtur. Şunlar da insan değil, insan kılığında, maddeden, şekilden kalıptan ibarettir derim.” Mesnevî Tercümesi, C.2 Sh. 417

Pratik hayatta, insan hayatını etkileyen pek çok durum, etki, baskı, katkı var. İnsan beşer olması hasebiyle, sınırsız iyiliklere veya kötülüklere yelken açabilecek bir varlık. Eşref-i Mahlûk veya Esfele Safilîn olma iradesi verilmiş.

Bu itibarla, aklı ,mantığı iyi kullanmak gerekir. Pek çok versiyonuyla yaşanıp gidilen hayat, insan değerlerini zedelememeli. Şerefli bir varlık olarak yaşama istikameti  tercih edilmeli. İşte bu, kişinin kendisiyle  ilgilenmesi, kendisine önem vermesi, özen göstermesidir.

Yoksa, tiksindirici bir kibir ve ucûb ile; şeytani bir kurnazlık ve uyanıklıkla ortaya konan yaşam tarzı, kişinin kendisine yazık etmesi, kendisini önemsememesi anlamına gelir. Kendisine zulmetmesi yani.

Kişi Yirmi Dört saatini, Bir ay’ını, yılını yaşarken, yaşantısının, nefes nefes, yegân yegân farkında olmalıdır. Kendinde olmalıdır. Kendini denetlemelidir. Kendini bilmelidir. “Kendini bilmedikten sonra, tüm kazanım zannettiklerinin boş şeyler olduğu” unutulmamalıdır.

Bir kişi rüzgârın önünde yaprak gibi veya suyun üzerindeki saman çöpü gibi yaşıyorsa, o yaşamak değildir. Boşa zaman tüketmektir.

Fakat kendini denetleyebiliyor, her düşünce ve işinde dikkat edebiliyorsa, o kişi kendine önem veriyor, ahiret merkezli yaşıyor, insan ilişkilerinde de dengeyi, huzuru koruyor demektir.

Kendimize nasıl önem vermeli ve özen göstermeliyiz; toplumsal hayatta bunun yansımaları neler ve nasıl olmalı, konusunu yukarıda kısmen özetlemekle beraber, biraz detaylandıralım:

  • Kişi düşüncesini- hayâllerini temizleyecek,
  • Kazancını temizleyecek,
  • Çok yiyip midesini doldurmayacak, helâl lokma yiyecek,
  • Haramın her türlüsünden ve şüphelilerden uzak duracak,
  • Kul-hayvan-doğa haklarına riayet edecek,
  • Göbek yapmayacak, varsa göbeği eritecek,
  • Kibir ve ucûbdan şiddetle kaçınmalı, toprak gibi mütevazi olmalıdır,
  • Haftada 2 gün oruç tutmalıdır,
  • Her gün iç çamaşırını değiştirecek, haftada en az iki günde bir duş alacak,
  • Borçsuz yaşamayı öğrenecek, kimseden borç almayacak, kimseden bir şey istemeyecek,
  • Faize asla bulaşmayacak, kredi kart kullanmayacak, bankalarla kredi vs. işine girmeyecek,
  • Kefil olmayacak,
  • Zekâtını tam verecek, zekat nisabı mala sahip değilse,yakınlarından başlamak üzere, ihtiyaç sahiplerini bulup, bolca sadaka verecek,
  • Ölçü ve tartıda hile yapmayacak, karaborsacılık yapmayacak, kaçak su elektrik kullanmayacak,
  • İçki, sigara, bira vb. zararlı şeyleri kullanmayacak ve satmayacak,
  • “Bizi aldatan, bizden değildir” Hadis-i Şerifini unutmayacak,
  • Asla sigara içmemeli. Haram mı helâl mi diye de tartışmamalı. İçmemeli. O kadar.
  • Esnaf ise, başka esnaftan, tüccardan 3-5 kuruş  aşağıdan vermeli,
  • Kişi, borç vermek durumunda olduğu zaman, faiz uygulamamalı. Herkese de borç verip kendini zarar ettirecek duruma getirmemeli. İnsanları tanımalı, mü’minlik sıfatını kötüye kullanmalarına fırsat vermemeli,
  • Esnaf, tüccar, tacir, işportacı, meslek erbabı ise kişi, %100 kâr etmeyecek, işçi hakkı yemeyecek, kaliteli malı kalitesiz malla karıştırıp pahalıya satmayacak, karaborsacılık yapmayacak, tefecilik yapmayacak, imalatçı ise hakkını verecek, insan sağlığı ile oynamayacak, kusurlu mal satmayacak, fahiş fiyat çekmeyecek, kazık atmayacak,
  • Kişi, mülk sahibi ise, kirada mülkleri varsa, kiracılara merhametle davranmalı, Ramazan ve Kurban bayramlarında kira almamalı, duâ almalıdır.
  • Kişi, lüks yaşantıya heves etmemeli, imkanı olsa bile..
  • Akrabalar arasında sevilen kişi olunmalı, akrabalar aranıp sorulmalı, ziyaret edilmeli, sıla-i rahim gözetilmeli,
  • Yakînen tanımıyorsa, kişi her gördüğü sakallı, tesbihli, cübbeliyi vs. iyi bir Müslüman deyip kanmamalı, uyanık olmalı,
  • Adâb-ı muâşeret kurallarına uyulmalı, yürüyüşü, duruşu kontrollü ve edepli olmalı,
  • Yürürken gözler önde yürünmeli. (Nazar ber kadem). Ağızda sakız, sigara olmamalı,
  • Vücut azaları, 5 duyu kontrol halinde olmalı, terbiye edilmeli,
  • Kişi, çevresinde aile efradıyla birlikte örnek davranışlar içinde olmalı. Yaşantısı, nezih ve imrenilecek şekilde olmalı; temiz, düzenli, tertipli, prensipleri, kuralları olan kişi ve aile olarak tanınmalıdır,
  • Kişi çok kitap okuyarak ilim tahsil etmelidir. Eksiklerini tamamlamalıdır.
  • Yolda yürürken, ayağında terlik, ağzında sakız, sigara, kolları sallaya sallaya, ceket /cübbe savrula savrula hafif meşrep tarzda yürünmemeli, Hz. Peygamber A.S.’ın yaşayış ve yürüyüşü örnek alınmalı,
  • İnsanları iyi tanımalı, kötü insanlara taviz vermemeli,
  • Allah’a olan ibadet ve diğer sorumluluklarını, gaflete düşmeden hakkıyla yerine getirme çabasında olmalı,
  • KİRLİ OLMAMALI. Mesela bir kristal vazo düşünün. İçi pislik, irin, zehir dolu. Dışı çok temiz görünüyor. Bu, o vazonun temiz olduğunu gösterir mi? Elbette hayır. İçi de temiz olmalı ki “kristal vazo temiz” denebilsin. Bunun gibi, temizlik içten dışa doğru olmalı. Kalp, gönül, düşünce, hayal, zann hepsi temizlenmeli, berrak olmalı. Böyle olunca, dış temizlik zaten otomatik olarak elde edilir. Kişi temiz olmalı, kirlerden arınma çabasında olmalı. Kristal vazo örneği unutulmamalı,
  • Aileler, alışkanlık haline getirip, başkalarından, komşulardan, sürekli bir şeyler istememeli. Komşular da buna dikkat etmeli. Hediyeleşmek ayrı. Bir de acil, kaza, hastalık, bayılma, cenaze, yangın, zehirlenme vb. olduğu zaman tenbih edilmeli, yardım istemeleri için. O takdirde zaman mekan durum gözetmeden komşunun yardımına koşulmalı,
  • Çevrende kötü insan varsa düzelteceğim diye üzerine varmamak lazımdır. Kolay kolay huy değişmez. Can çıkmayınca.. Kişi bu durumlarda resmî olmalı, ikazını yapmalı. Üstelememeli. En güzeli, örnek olmak şeklinde ikaz ve eğitimdir. Unutulmamalı.
  • Kötü diye nitelendirilen komşularla, çoluk çocuğuyla mesafeli olmakta ve tavır koymakta yarar vardır.
  • Akraba ve komşulardan bir grup oluşturulmalı. Kendi aralarında, iyi ve kötü günlerde yardım etmeli.
  • Bayanlar kendi aralarında gösterişsiz toplantı, sohbet, gün yapabilirler. Arada para pul olmamalı.
  • Erkekler de mesela Cuma akşamları toplanıp sohbet edebilirler. Kişisel sorunlarını dile getirip çözüm-çareler üretilebilirler. Bu toplantılarda, kan grupları, telefon numaraları, adresleri en az üç arkadaş bilecek şekilde alınmalı. Bir durum olduğunda elbirliği ile yardıma koşulmalı,
  • Kız-erkek çocukları büluğ çağına eriştikten itibaren, arkadaş-dostlar grubu elbirliği ile çocuklarını evlendirmeli, akrabalık bağı kurmalılar..(Cahit Yetgin’den)

Maddeleri bu minvâl üzere çoğaltabilirsiniz.

Bütün bu maddeler Kur’an ve sünnet ışığında ortaya konulmuştur. Kişinin kendisini, toplum içinde veya bireysel olarak önemsemesi, kendine özen göstermesi bir bakıma böyle olsa gerek. Gelin, kendimize önem verelim, özen gösterelim, kısacık ama önemli dünya hayatını boşa harcamayalım.

Kendimize zulmetmeyelim. Zalimlerden olmayalım inşâallah.

“Allah insanı nihayetsiz hayra da şerre de kabiliyetli bir şekilde yaratmıştır. İnsan bu kabiliyetleri iman ve ibadet ile terbiye ederse âlây-ı illiyîne çıkar,  yok küfür ve günah ile çürütürse o zaman da esfel-i safiline sükût eder.”

Es selâm…

M.Ali Aktar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol