İyilik için

Akıl ve irade özgürlüğüyle donatılmış, maddi nimetler, ilâhî yasalar ve de can-mal merkezli denemelerle kulluk imtihanında olan, yaradanına karşı mükellef bir varlıktır insan.

Çok sıkıntılı bir hayatın içerisindeyken yaradanın kaos dan mükemmel bir düzen kurduğunu idrak etmeye başladığımız zamanlar, yaşadığımız tüm sıkıntıların birer ögreti olarak görmemiz gerektiğini bize ögretti, bu da hayata farklı bakış açıları getirmemin bir başlangıç noktasına dönüştü.

Yeryüzündeki akıl ve irade sahibi tek canlının insan olduğunu hepimiz biliriz. Dünyayı ayakta tutmak için, hayata geliş amacını kavramak için ,mutlu olmak ve mutlu etmek için aklını ve kalbini kullanarak herkes iyilik yapmalı, hatta kendi iradesi ile de iyilik yapmayı alışkanlık haline getirmelidir.

Çok ta zor değildir iyilik yapmak, özel bir çaba da gerektirmez, iyilik yapıncada kendi değerlerimiz den hiç bir şey kaybetmez insan.

Yaratanın insanı neden yarattığı bilincine varanlar için gerektiğinde gülümsemek bir iyilik olur, selam vermek, selam almak , çirkin sözlerin arasında kalan birisine hiç beklenmedik bir anda güzel bir söz söylemek iyilik sayılır.

Hz Allah'ın bizi niçin yarattığı bilincine varanlar için yolda yürürken bir başkasının ayağına takılır düşüncesi ile yoldaki taşı kenara koyması bile muhteşem bir iyilik olabilir.

Bazen bir hastayı ziyaret etmek tebessüm ile geçmiş olsun demek, yakınlarını kaybeden bir kişiye sabır dilemek, zor anlarında onların yanında olduğunu göstermek bir iyiliktir.

Yeri gelir arkadaşlık etmek, sevinçleri hüzünleri, kederleri paylaşmak, bir iyilik sayılır.

Yeri gelir bir iyiliğe aracı olmak, komşusuna ihtiyacı olsun olmasın bir tas çorba vermek "aklımdasınız" iması paha biçilmez bir iyilik sayılır.

Vel hasıl iyilik çok kolay yapıla bilen bir şey dir, yani iyi olmak Her şeyden kolaydır.

Çünkü iyilik insanın içinden gelen bir duygudur, onu ne yaparsanız yapın engelleyemezsiniz, empati yapmak durumunda kalırsınız ya bende "Bu durumda olsaydım" sorusu aklınızın bir kenarından hiç çıkarmaz kendinizi hep iyilik yapmayı istediğiniz insanın yerine koyarsınız ve pahası ne olursa olsun gücünüz nispetinde yaparsınız, bu esnada beyniniz endorfin salgılar, mutlu hissedersiniz kendinizi, iyilik yaptıkça kendinizi ve bu hayatı çok seversiniz kendinize bile saygı duygunuz artmaya başlar.

Suya atılan taşın oluşturduğu halkalar misali yayılır iyilikler,birde bakarsınız ilk olarak iyilik yapanı mutlu eder, sonra iyilik yapılanı,sonra iyiliğe muhatap olanı, sonra iyiliğe şahit olanı ve sonra bundan haberdar olanı sonra bu iyiliği yapan insanları … Ve halka büyüyüp gider…

İyilik yaparsan iyilik bulursun....

Emin olun Mutlaka bir yerlerden çıkar iyiliğinin karşılığı, bazen bir dostun sohbetinde, bazen bir kuşun cıvıltısında, bazen beklenmedik bir maddi kazançta, bazen kolayca atlatılan bir derdin çözümünde…

Dünyayı iyilerin kurtaracağını tüm insanların inanması lazım artık ve hep beraber hareket etmek, hatta hemen başlamak lazım.

Ne dersiniz?

İlk Önce ailenizden, komşunuzdan, akrabanızdan, mahallenizden başlayın, İşe gelip giderken, yolda sokakta gördüklerinizden.

Hadi ilk adımı atın ve sakın geç kalmayın.

Çünkü Siz yoksanız iyilik için bir kişi eksik kalacak......

Çünkü dünyayı iyiler kurtaracak

Not :

Bu ve benzeri düşünceleri yüreğinde hisseden aynı dili konuşmasalar da aynı gönlü paylaşan yürekli bir kaç insanın Yaradanın kaos dan muhteşem bir düzeni yarattığını gördükten sonra kurdukları bir dernek olan iyilik için uluslararası insani yardım derneğinin bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum İyiki varsınız.....

Abdülvahit KOÇ

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol