İYİLİĞİN ve İYİLERİN HAKİMİYETİ İÇİN

İyilik farklı şekillerde tanımlansa ve her topluma göre farklı şekillerde ifade edilse bile şöyle demekte mümkün olabilir mi acaba? İnsanla beraber yaşadığımız evrendeki tüm canlılar dahil olmak üzere onlara zarar vermemek , zararlı olabilecek canlılara bile iyi bir metotla onları toplumun iyiliğine kanalize edip, sonunda külli bir iyiliğe sebep olacak şekilde her türlü maddi, manevi, fikri veya fiziki katkıların bütünüdür desek ne olur?

Her toplum hatta her birey iyiliği farklı anlasa da eğer genel geçer toplum teamüllerinde, vicdanlara sonuçta huzur verecek bir eylem varsa ve muhatapta bunun sonucunda mutlu oluyor veya bir sıkıntıdan kurtuluyorsa o zaman bu eylemi iyi bir davranış ve kavramsal anlamda da iyilik olarak niteleyebilmemiz mümkündür diyebilir miyiz?

‘Allah yolunda cihad etme’ yi Peygamberimiz iyilik olarak tanımlıyor. Allah teala kötülükten ve kötü olan davranışlardan razı olmadığını zulmü reddettiğini kitabımızın pek çok ayetinde ifade etmektedir. İyiliği belki de Allah’ın beğeneceği tüm işler desek ne olur?  

Evet aslında hadise tamda bu. Allah Tealanın beğendiği her şey iyi beğenmediği her şey kötüdür. Bunun mikyası da Kur’an ve Resulullahtan nakledilen sahih sünnetle ifade edilmiş olan hususlardır.

Peki akıl bu işin neresinde? Aklı bu işin tam merkezine oturtabilir miyiz?  Aklın iyi gördüğü her şey iyi midir?

Aklın iyi, güzel, hakikat olarak gördüğü her şey vahye göre de iyi, güzel ve hakikat midir?  Cevap net elbette ki hayır…

Akıl gereklidir. Akıl vahyi anlamada bir vesiledir. Aklı ilahlaştırmak, akıldan başka ölçü tanımamak ise sapkınlıktır. Aklı verenin kudretine kör bakmak belki de körlüğün en büyüğüdür.

Konu ile ilgili Mevlana Celaleddini Ruminin ifade ettiği şu izah çok nefis:

Ben aklımdan isterin delalet

Aklım bana gösterir dalalet !

Akıl yerine göre menfaat merkezli, adaletten uzak, hissi anlamda pek çok farklı şekillerde karar verir de bunlarla iyilik ve adaleti öteleyerek zulme ve kötülüğe meyledebilir.

 Örneğin kolay kazanmayı akıl önceler ve helal ve haram çizgilere bakmadan kumara, toto-lotaya vb. dinin esaslarına göre haram ve yanlış görülen şeylere insanı sevk edebilir.

Akıl vahiyle işbirliği yapmalı, onu anlamayı öncelemeli ve insan iyice tefekkür ederek kendini yaratan, aklı ona verenin emirlerini asla ihmal etmemelidir.

Yine hazret başka bir ifadesinde;

‘Akıl göze benzer, vahiy ise güneşe

Güneş olmadan (aydınlık olmadan) göz ne işe yarar?’

Mükemmel bir tespit. O halde bizler iyi ve kötüyü tanımlarken ya da tanırken Vahyi esasları dikkate alarak iyiyi bilmeli, iyiyi anlamalı ve iyinin ölçüsünü ortaya koyanın emirlerine göre iyilik yolunda iyilerle beraber olmalı ve iyiliğin ve iyilerin hakim olacağı bir dünya için çalışmalıyız.

Ne mutlu dünya ve ahiretin iyiliğine ulaşmak için çalışanlara…

04.03.2021

Ubeydullah Medeni / İstanbul

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.