İYİLİĞİN KORUYUCUSU ALLAH’TIR

‘’Sen iyiliği savunmasız sanırsın.Onun koruyucusu Allah’tır.’’diyor İbrahim Tenekeci.Koruyanı kollayanı Allah olan hangi iş yerine ulaşmaz,gönüllerde yer bulmaz ki.İyilik öyle işte .Çoğu zaman niyet yeterli olur nihayete ulaşması için.Gerisi sebepleri birleştiren ,yolumuzu açan Rabbimize aittir.Bu yüzdendir ki KUR’AN birçok ayetinde biz inananlara’’ emri bil maruf nehyi anil münker; iyiliği emredip kötülükten sakındırın’’ buyruğunu hatırlatıyor.Bizi yaradan fıtratımızda iyiliğin olduğunu,insanoğlunun sadece iyilik üzere iken kurtulacağını biliyor elbette.Bunun üzerine İranlı yönetmen Mecid Mecidi’nin şu anlamlı sözünü de anmadan geçmeyelim.’’fıtrat üzere yapılan her güzel iş ,mutlaka gönüllerde yer bulur.’’

Maalesef öyle bir zamandayız ki içine kötülük karışmayan hiçbir iyilik kalmadı nerdeyse.Saf iyiliğin enayilik sayıldığı,yapılan her iyiliğin fotoğraflandığı,veren ellerin verdiklerini insanların gözüne sokma derdinde oldukları günlerdeyiz artık.Hırpalanmış bir iyilik anlayışı ile karşı karşıyayız .Oysa dünyadan göçüp gidenin ardından önce iyiliklerini anardık eskiden.İyilikte yarışır,iyiliğe koşardık.Bilirdik verdiğimiz bizimdir aslında.Şimdilerde sınırlar var artık insanların arasında.Önce toprakları harita başında cetvelle ayırdılar , milletler arasına ırk ,din,mezhep gibi alanları kullanarak nifak sokup sonra birbirine düşürdüler.Bitmeyen savaşlarla ,soykırımlarla milyonlarca insanın canına kıydılar.Yine korkunç emellerinde kullanmak için binlerce çocuğu yok ettiler hala da akıbeti bilinmeyen kayıp çok sayıda çocuk mevcut.Farklı propaganda araçları ile insanları bireysel yaşamaya özendirip bencilleştirmeye devam ediyorlar tüm hızla.Yine salgın, hastalık vb senaryolarla test ediyorlar güçlerini.Kıtlık korkusu ile marketten bir un yetecekken birkaç paketi stoklayan,ötekini hiçe sayan insanoğlunun bencilliğinin sebebi nedir?.Oysaki,şartlara göre yaşamak,pozisyona göre şekil almak Müslümanca bir tavır değildir.Derken evlere hapsolduk bu günlerde.Farklı zamanlarda farklı imtihanlar yaşıyoruz.Geldiğimiz noktada ,durumun vehametini göstermek adına Japonya’daki intihar vakalarına bakalım.Japonya,20 yıldır intihar sayılarını azaltmaya çalışıyor.Ve ilk defa 2019 yılında 20 binin altına indirmişti.Ancak 2020’de sadece eylül ayında 1800 kişi intihar etti.2019 oranından 4 kat fazla.Bu arada kişi başı milli gelir 38.200 Dolar.Yanlış salgın yönetimive birçok etkenin sonucu olarak yalnızlıktan intihar vakaları tüm zamanların rekorunu kırarken,çareyi yalnızlık bakanlığı kurmakta bulmuşlar.İronik bir durum .Önce bilinçli bir şekilde yalnızlığa, umutsuzluğa ve kimsesizliğe sürüklediği halkını ardından yalnızlık bakanlığı gibi absürd bir kurum ile kurtaracağını düşünmek!!

Sözün özü ,bize iyiliği iyilikle öğütleyen bir dinin mensubu olarak,gemisini kurtaran değil,gemidekileri de kurtaran olmak esastır.Kötüler türlü araçları ile hiç durmaksızın çalışıyorlar. Yarınlarımızın umudu çocuklarımızın ruhuna saldırıyorlar.Üstelik bunu süslü- albenili iyilik elbiseleri giyerek yapıyorlar.Onları hakkıyla kuşatamazsak iyilik ,erdem ,fazilet, basiret gibi insani değerlerimiz mazide kalıp yitmeye mahkum olacaklar.Çocuk sormuş öğretmenine;Yemen valisi Ebrehe kabeyi yıkmaya geldi ya fillerle ,o zaman ebabil kuşları taş atmıştı onlara ,o taşlardan filler zarar gördü mü?onların bir suçu yok sonuçta.Şu saflığa, yüce gönüllüğe sahip evlatlarımıza sahip çıkmak boynumuzun borcu.Yapacak çok iş ,girilecek çok gönül var.

İyilikten yazmak, iyilikten konuşmak bile bizatihi iyiliğin kendisidir diye düşünüyorum.Zira iyiliğin telaffuzu bile gönüllerde huzur ,yüzlerde tebessüm bırakıyor .İyilik yeryüzünün talihiyse; iyilik,yapanın talihidir.Selam ve dua ile...

ZÜLFİYE ONAT

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol