İSTİKAMET  VE ŞEYTAN FAKTÖRÜ…

Şeytana Hz. Adem A.S.’dan bu yana, -hikmet gereği-  müsade edildiği için, HÂLİS kullar hariç, yarım yamalak, manen direnci zayıf kulları, nefis silahıyla sürekli tehdit edecek ve yoldan saptıracak. Ne zamana kadar? Kıyamete kadar..

İYİLİK ve HAYR şeytanın kitabında yazmaz.

O devamlı  ifsad edecek, ara bozacak, kan döktürecek. İnsanları bencil ve şımarık yapacak. Günahlara, haramlara daldıracak, kiretecek.. Amacı bu…

Toplumsal yapıya baktığımızda, insanların ALLAH cc. İle ilgilerinin genelde çok az olduğu gözlenir. Yani (Bağışlayınız) Allah’ı cc. Hesaba katanlar çok azınlıkta…

Hesaba katıyor görünenler oldukça var.. Lakin onlar da sadece hesaba katıyor görünüyorlar…

Hal böyle olunca, fert veya fertler/cemiyet Allah’ın Kur’ânî  yörüngesinden çıkıyor… Ne tehlikeli, acınası  dehşet bir durum…

Bu durumda, işte o dehşet ve acınası alana kayıyor fert veya cemiyet.. Nereye? Şeytanın tuzakladığı alana…

Öyleyse AKILLI MÜ’MİN ve MÜ’MİNE  olmak, Allah ile olmak, şeytanın tuzaklarına düşmemek lazımdır.

Şimdi  iyi ve iyiliksever insanlar olarak çevremize iyi bir gözlemle bakalım… Allah’ı umursayan kaç kişi göreceksiniz? Feraset nazarıyla bakarsanız anlaşılır o…

Veee.. Kaç kişi şeytanın markajında…?!  Şeytan faktörünü dikkate almamak onun tuzağına düşmek demektir.

Bu iki kısım ki buna Hakk Batıl; Habil-Kabil istikameti denilebilir.

Rabbim tüm iyileri şeytanın tuzaklarından korunacak irade ve eylem şuuruyla şuurlandırsın. İstikameti HAKK üzere , helâl üzere olanlardan eylesin… Bu Hakk üzere oluş tüm düşünce ve hayallerimizi, beş duyumuzu, vb. temizlesin…

Unutmayalım İYİLİK ancak istikameti HAKK üzere olan, TREMİZLENME GAYRETİ İÇİNDE OLAN, TEMİZLENEBİLENLERİN İŞİDİR. Şeytan faktörünü daima dikkate alarak, Allah’a râm olabilenler ancak ferdî ve toplumsal İYİLİK PEŞİNDE olurlar. Şeytanizm ile iyilik bir arada asla duramaz. Vesselam.

Mehmet Ali Aktar

E.Türkçe Öğretmeni

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol