Buyurun efendim,

Ak Şemseddin Eyyub el Ensari’nin mezarının yerini rüyada mı gördü?

Eyub el Ensari yani Eyüp Sultan Hz. Muhammed Mekke’den Medine’ye hicret etmeden iki yıl önce Müslüman olmuştu. Hz. Muhammed Medine’ye hicret edince Eyüp Sultan’ın evinde yedi ay kaldı. Daha sonra mescidin yanında evi yapılınca oraya geçti. 

674 ve 678 yıllarında Emevi Devleti başı Muaviye, Bizans’ı almak için büyük çaba harcadı. Bu anlamda oğlu Yezid’i İstanbul’u fethetmesi için görevlendirmişti. Bazı kaynaklarda İslam ordusu komutanı Yezid değil Sufyan İbn-i Avf'dır.

Burada, “İstanbul elbet bir gün fethedilecektir. Bu şehri fetheden komutan ne güzel komutandır. Fethe katılan askerler ne güzel askerlerdir” hadisi de etkili olmuştu.

Bu hadis hiç şüphesiz gerçektir. Eğer hadis konusunda zerre kadar şüpheli durum olsaydı Eyüp Sultan doksan yaşında buraya gelmezdi. Onunla birlikte Hz. Muhammed’in şahidi o kadar sahabe de gelmezdi.

Neyse Efendim.
Emevi orduları bu hadisi duyunca büyük taraftar topladılar. İstanbul fethinde şehit olmak isteyen Müslümanlar akın akın orduya katıldılar. Hz. Eyüp Sultan da doksanlı yaşlarında olmasına rağmen sırf burada şehit olmak için orduya katıldı.
Bir de şehit olduğunda İstanbul surlarının yakınına defnedilmesini vasiyet etti.

Yezid’in başında olduğu Emevi ordusu (Komutanın Yezid olduğu şüphelidir) önce Anadolu’yu geçti Bolvadin yakınındaki şu an harabe olan şehir Amorium’u aldılar. Sonra da Kalkedon şehrine yani bugünkü Kadıköy’ü fethedip burada konakladılar. 
Ben Bolvadin Amorium’a bu amaçla gittim, gezdim.

Emevilerin bir kısmı gemilerle karşıya geçtiler, mevzilendiler donanma ile de denizden şehri kuşattılar. Emevi donanması rivayete göre 674 yılından 678 yılına kadar tam beş sefer İstanbul’a saldırdı ama sonuç alamadılar.

Son saldırıda Baalbek'li Hristiyan mimar Kallinikos, "Rum ateşi" olarak adlandırılan bir silah icat etti. Bu silah 677 yılından itibaren kullanıldı. 

Rum ateşi; kızgın kömür, kükürt ve zift karışımından oluşuyordu. Suya atıldığında denizin üzerini ateş kaplıyor gemileri yakıyordu. Bu ateş denizde alevleniyordu. Bugün bile sırları konusunda tartışmalar devam ediyor.

Emevi ordusunu Rum ateşi yendi.

Eyüp Sultan bu savaşta şehit düştü. Eyyub el Ensari’nin hastalanarak şehit olduğu söylense bile buraya geliş niyeti beli olduğu için Hz. Muhammed’in müjdesine göre şehittir. Vasiyeti üzerine de surlara yakın bir yer olan bugün kabrinin bulunduğu yere defnedildi. Eyüp Sultan ile elliyi aşkın sahabe de burada şehit oldular. Maalesef bu sahabelerin birçoğunun mezarları bugün kayıptır. 

Gelelim asıl meseleye;
Yenilen Emevi ordusu Eyüp Sultan’ın ölümü üzerine cenaze merasimi düzenlendi. Surlardan kalabalığın telaşlı halini gören Bizans askerleri Emeviler’in telaşlı telaşlı sağa sola koşuşturduğunu İmparatora haber verdiler.

İmparator surun tepesine çıktı ve önemli birisinin cenaze töreni olduğunu anladı. Hemen durumu iyice öğrenmek için bir heyet gönderdi. Gelen heyettekiler, Eyüp Sultan’ın vefat ettiğini Yezid’in cenaze namazını kıldırdığını ve oraya gömdüklerini anlattılar.
İmparator çok sinirlendi. Kuşatma kalktığında o mezarın dağıtılacağını Eyüp Sultan’ın da kurda kuşa yem edileceğini bir heyetle İslam ordusu komutanlarına iletti.

Bu yazıyı yazmadan önde surları ve türbeyi gezerek hadisenin gerçekleşme şeklini araştırdım.

İslam ordusu komutanları hiç kimseye danışmadan “İmparatorunuza gidin, bu kabre zerre kadar zarar gelirse İslam ülkesi sınırlarında bir tane kilise ayakta kalmayacaktır.” Ve eklediler: “Buraya türbeyi de İmparatorunuz yaptıracak. Ancak o zaman kuşatmayı kaldırabiliriz” dediler.

İmparator çaresizce teklifi kabul etti ve türbeyi de yaptırdı.
Efendim, Burasını daha sonra Hristiyanlar da ziyaret ettiler. Bunun nedeni “bence” İmparator türbeyi yaptırınca Hristiyanlar arasında bu yönde etkili olmuş olabilir. 
Çünkü ulaştığım kaynaklarda Hristiyanlar bu türbede yağmur duaları yapmışlar.

Bu durum dördüncü haçlı seferi zamanındaki Latin istilasına kadar sürdü. Dördüncü haçlı seferi 1204 yılında olduğuna göre yaklaşık 525 yıl burada türbe vardı.
Latin istilasında papanın askerleri (Latinler) İstanbul’u yağmalayınca ki İstanbul’da taş üstünde taş, gövde üstünde baş bırakmamışlardı. Hz. Eyüp Sultan’ın kabri de hazine olur ümidi ile dağıtıldı.

Aradan 249 yıl geçti, Eyüp Sultan’ın türbesi yıkık kaldı. Tabi bir süre sonra tam yeri kayboldu. Hristiyanlar burada bu sürede bile yağmur duası yaptıklarına ulaştım.

Eyüp Sultan’ın kabri hiçbir zaman kaybolmadı aslında.

İstanbul’un fethi sırasında Ak Şemseddin’in hadisesi oldu. Ak Şemseddin rüya da görmüş olabilir, Fatih Sultan Mehmed’e az çok yeri bilinen mezarın bulunması için öncülük etmiş de olabilir. 
Aralarında ne konuşulduğunu bilmiyoruz.

Kesin olan, Fatih Sultan Mehmed ve Ak Şemseddin’in mezarı bulmak için yer tespit ettikleri ve temelleri bulunan türbeyi tekrar ortaya çıkarttıklarıdır. 

Hiç şüphesiz, Hz. Eyyub El Ensari bugün türbesinin olduğu yerdedir.

Saygılarımla efendim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.