En Büyük İyilik

Teknolojinin çok gelişmediği, çocukların dışarıda top oynayıp ip atladığı zamanlarda küçük bir okulda görevini aşkla yapan bir öğretmen varmış.

Bir gün öğretmen öğrencilerine sormuş:

-İyilik nedir?

Cevaplar art arda gelmiş.

-İyilik yardım etmektir.

 -İyilik paylaşmaktır.

-İyilik tebessüm etmektir.

-İyilik mutlu etmektir.

-İyilik iyilik yapmaktır.

Bu cevapların ardından öğretmen öğrencilere ödev vermiş.

-Yarın herkes bir iyilik yapsın ve o iyiliği anlatsın. Kimin iyiliği daha büyük aramızda tartışalım.

Ertesi gün öğrenciler cevaplarını vermişler.

-Ben bugün sabah yaşlı bir teyzenin eşyalarını taşımasına yardım ettim.

-Ben de yaşlı bir amcanın telefon kullanmasına yardım ettim.

-Otobüste hamile bir kadına yer verdim.

-Kalemi olmayan bir arkadaşıma kalem verdim

-Dün derste olmayan arkadaşıma not verdim.

Herkes yaptığı iyiliği anlattıktan sonra içlerinden biri:

-Öğretmenim kimin iyiliği daha büyük?

Öğretmen gülümsemiş:

-Henüz aranızda en büyük iyiliği yapan olmamış.

Öğrenciler merak içinde:

-Öğretmenim peki cevap nedir?

-Cevap mı?  Bence bunu siz bulmalısınız.

Öğrenciler ısrarla cevabı öğrenmeye çalışsalar da öğretmen cevabı vermemiş. Okul hayatına devam ederken öğretmen ile ilişkilerini sürdürmüşler. Aralarında güzel bir bağ oluşmuş. Yıllar geçse de öğrenciler unutmamış, her toplandıklarında aynı soruyu sormuşlar.

-Öğretmenim en büyük iyilik nedir?

Yıllar geçip gitmiş ama soru ve cevap hep aynı.

-Cevabı kendiniz yaşayarak bulmalısınız.

Öğretmen cevap vermedikçe öğrencilerin merakı büyümüş.

Yıllar geçmiş öğrenciler büyümüş ve kimisi doktor kimisi öğretmen olmuş. Öğrenciler öğretmeni ziyarete gitmişler. Muhabbet sırasında öğrencilerden biri:

-Öğretmenim bir keresinde  bize en büyük iyilik nedir diye sormuştunuz. Sanırım artık cevabı buldum.

Öğretmen :

-Nedir cevabın?

- Şu an en büyük iyiliği ben yapıyorum öğretmen oldum ve yeni bir nesle ışık tutuyorum.

Başka bir öğrenci:

-Asıl en büyük iyiliği ben yapıyorum. Doktor oldum ve hastaları iyileştiriyorum. Onların sağlıklarını kazanmalarına yardım ediyorum.

Başka bir öğrenci:

-Dünyadaki en önemli şey adalettir. Bu durumda en büyük iyiliği ben yapıyorum. Hakim oldum ve adaleti sağlıyorum.

Öğretmen merakla cevapları dinlemeye devam etmiş.

-Öğretmenim, bana göre en büyük iyiliği ben yapıyorum. Geleceğe iyi bir insan katmak için kendi kariyerime araverdim ve çocuğumu büyütüyorum.

Öğretmen gülmüş:

-Öncelikle hepinize teşekkür ederim topluma faydalı  insanlar olup beni gururlandırdığınız için.

Öğretmenim peki sizce en büyük iyiliği kim yapıyor?

-Aranızda henüz en büyük iyiliği yapan olmamış.

Öğrenciler bıkkın bir sesle.

-Söylesenize en büyük iyilik nedir?

-Daha önce söylediğim gibi bunun cevabını kendiniz bulmalısınız.

Öğrenciler ısrar etse de öğretmen yinede cevabı vermemiş.

  Aradan biraz daha zaman geçmiş tekrardan toplanmışlar. Bu sefer öğrenciler kafalarına koymuş, cevabı almak için ellerinden geleni yapmaya karar vermişler.

-Öğretmenim hepimiz büyüdük ve büyümemize rağmen cevabı bulamadık.

-Artık bize doğru cevabı verseniz bizim de merakımız geçse.

-Lütfen artık aydınlatın bizi bu konuda aklımıza başka fikir gelmez oldu.

Öğretmen tek tek öğrencilerine bakmış:

-Ne çabuk büyüdünüz. Ne güzel büyüdünüz. Bu soruya cevap aldığımda bende sizler gibiydim. O kadar çok merak etmiştim ve araştırmış düşünmüştüm ki rüyalarımda bile görmeye başlamıştım. Sanırım artık sizinde cevabı öğrenme zamanınız geldi.

Tüm bakışlar öğretmene yöneldi, nefesler tutuldu, bir sessizlik oluştu. Öğretmen devam etti konuşmaya:

-Yıllar önce öğrenciyken bir öğretmenim sormuştu bu soruyu. Bende sizler gibi çok düşündüm ve verdiğim cevapların hiçbiri doğru değildi.  Bir umut sizlere öğretmenlik yaparken belki farklı cevap duyarım diye sordum. Ama gelen cevaplar benim öğretmenime söylediğim onaylanmayan cevaplardı. Yıllar geçerken öğretmenimden cevabı almak için uğraştım. Siz bana sorduğunuzda bende bilmiyordum aslında cevabı.

Hep birlikte gülmeye başladılar. Bir süre gülüştükten sonra öğrencilerden biri sordu:

-Peki doğru cevabı nasıl buldunuz?

Öğretmen anlatmaya devam etti:

-Bir gün memlekete gitmek için uçağa bindim. İlk defa uçak yolculuğu yapacağım için heyecanlıydım söylenen tüm uyarı ve anonsları dikkatlice dinliyordum. Şöyle bir anons yapıldı’’Oksijen maskenizi önce kendinize sonra çocuğunuza takın’’ Bir süre anonsu içimden tekrar ettim ve mantığını anlamaya çalıştım. Birden aklıma yıllardır peşinde koştuğum cevabı bulduğumu düşündüm.

İlk fırsatta öğretmenimin yanına gittim. Biraz muhabbet faslından sonra sordum: ‘En büyük iyilik, kendi iyiliğim mi?’ öğretmenim başını salladı ve ‘ Bulmuşsun’ dedi.

 Sonra devam etti

 ‘  İyiliği boyutlandırmak doğru olmasa da iyiliğin bir başlangıcı vardır. Bundan dolayıen büyük iyilik kendine yaptığın iyiliktir. Önce sen iyi olmalısın ki, başkasına da iyilik yapabilesin. Önce kendi yaralarını sarıp daha sonra başkasına şifa olmalısın. Unutma yaralı doktor iyi bir tedavi, kuru ağaç oksijen, kötü insan iyilik yapamaz. Her işin başlangıcı kendindir. Tedavi kendinden başlar. Kendine gelmeden başkasına gidemezsin. Kendini sevmeden başkasını sevemezsin.   ‘

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.