Herkes her konuda fikir sahibi ve herkes istediği konuda da ahkam kesebiliyor. Konuya vakıf olmayanlarda, konu ile ilgili bilgi sahibi olmayanlar da biliyormuş gibi, o konunun uzmanıymış gibi, konuşabiliyor, hüküm verebiliyor. Neden mi bunları söylüyorum? Çünkü uzun süreden beri gündemden düşmeyen ve sürekli bir tartışma konusu olup insanları günaha sokan hadisler meselesine değineceğim. Naçizane bizde bu konuda, aklımızın yettiğince, dilimizin döndüğünce, Allah izin verdiğince, bildiklerimizin üzerine, araştırmalarımızıda ekleyerek küçük bir yazı kaleme almayı gerekli gördük. Zira biz müslümanlar inancımızın gereklerini bile yerine getirmezken, elçilerin elçisi, öncülerin öncüsü, tek önderimiz, Peygamber Efendimiz (sav)'i ve onun hadislerini eleştiriyor, hadisleri beğenmiyor veyahut hadislerle ilgili insanlara ders vermeye çalışıyoruz. Farzları bile yerine getirmeyen biz müslümanlar, sanki dinimizin tüm emir ve yasaklarını yerine getirmişiz de, sadece hadisin işaret ettiği bir o konu kalmış. İşte efendim Peygamber Efendimiz demiş ki "  Kertenkeleyi bir vuruşta öldürene 100 sevap vardır. Çünkü kertenkele, Hz. İbrahim ateşe atılınca diğer hayvanlar gibi su taşımayıp yanmasını istediği için üflemiştir. Bu yüzden kertenkele fasıktır.''  " İşte efendim Peygamber Efendimiz "Şarkı söyleyene de, dinleyene de Allah lanet eylesin" demiş. Birinden ucube bir cümle duyuyor ve onu hadis diye anlatıyor. Araştırdın mı diye sorsan verecek cevabı yoktur.

      Bu gibi şeyleri söyleyenlere sorun inanın belki de % 90'ı Kur'an okumasını bile bilmiyordur. Hadis okumamış, tefsir, kelâm, fıkıh, siyer, akaid vs. okumamıştır. Birinden bir şeyler duymuş ve onun üzerinden allâme-i cihan kesiliyor. Halbu ki Peygamber Efendimiz cihada giderken yolun üstünde uyuyan 2 köpeği bile rahatsız etmemek için ordunun yolunu değiştirmiştir. Kaldı ki Peygamber Efendimiz hayvanları öldürün der mi? O dönemde Arabistan çöllerinde çok fazla kertenkele olduğundan ve bu kertenkeleler evlerin içine girip insanların kulaklarına, ağızlarına, çocukların ağızlarına kaçtığı için, yiyeceklerin, suların içine düştüğü için belki de yöre halkı tarafından söylenmiş bir sözdür. Üstelik söylenip söylenmediği, ve kimin tarafından söylendiği bile meçhul. Peygamber Efendimizde ki  merhamet ve hoşgörü hangi insanda vardı?  Meselâ Eyüp As.. Hastalığından ötürü kendi vücuda düşen kurtları bile öldürmüyordu, onlara sabrediyordu.
            
          Hâl böyleyken böyle bir hadis varmış, bu hadisi yerine getireyim deyipte bahçende ki kertenkeleyi veya yoldan geçerken gördüğün kertenkeleyi öldürecek kadar geri zekalı isen zaten sana hadiste tesir etmez, ayette. Üstelik hadislerin rivayet şekilleri, güvenilir olanı veya olmayanı vardır. Bu da ravî'den yani rivayet edenin güvenilir olup olmadığından kaynaklanır. Ayrıca sahih hadis vardır, kutsi hadis vardır, zayıf hadis vardır vs. gibi hadisin çeşitleri vardır.
            
         Dolayısıyla Kur'an ayetlerinin emrettiklerini bile yerine getirmeyen insanlar, kendi fikrine ve menfaatine ters gelen bir hadisi baz alıp tüm hadisleri inkara kalkışabiliyor. Oysa ki bilmediği konuda "bilmiyorum" demek cehaletten değil, haddini bilmektendir. Hani bir söz vardır; "hiç bir şey bilmiyorsan haddini bil" diye. İşte bu gibi durumlar için söylenmiştir. Dolayısıyla biz, hemen hemen hiç bir konuda haddini bilmeyen insanlar durumuna geldik ne yazık ki.
 
         İnsanoğlu böyledir çünkü.Hakikati aramaz.. Aslında hakikati aramayanlar, bilmeyenler, hakikati bilmediklerinden değil, bilmek istemediklerinden..Zira hakikati öğrendiklerinde hayatları değişecek ve rahatları bozulacak..
        
         Kısır, faydasız ve sonuçsuz tartışmalardan uzak durup, birbirimize İYİLİK yapmanın en çok lazım olduğu günlerdeyiz. Bu nedenle yazımı İbn-i Hazm'ın güzel bir sözü ile bitirmek istiyorum. "Acıların çoğu, beklentilerin fazlalığındandır. Beklentiyi azalttığımızda hayatın yükü hafiflemektedir. Beklenti dert, beklentisizlik dermandır.Birbirimize yapacağımız en iyi İYİLİK, taşıyabileceğimiz kadar beklenti içerisinde olmaktır"

Selam ve dua ile
Ahmet Bilal Aydın

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol