Ey genç kardeşim!

Bilmez miyim, nasihati hiç sevmezsin. Tıpkı benim de bir zamanlar genç olduğumda sevmediğim gibi. 
Ama deneyimlere ihtiyacın olacak hayat yolunda. Bu deneyimleri ya yaşayarak edinirsin ya da yaşanmışlıklardan netice çıkarırsın.
Hele bir kulak ver diyeceklerime!

Ey ömrümün ilkbaharındayım diyen kişi! Biliyorsun ki, bu hayat devir devirdir. Ancak her insan ilerleyen devirlere ulaşamayabilir. Ömrünün ne kadar olduğunu ne sen, ne de bir başkası bilemez? Niceleri daha gençliğe eremeden dünyayı terk etmişken, uzun uzun hayallere kapılmakta neyin nesidir? Hele ki o uzun hayallere dalıp ahiretini boşluyor, ebedi hayatını unutuyorsan zarardasın demektir. Daha fazla zarar ziyana uğramadan, daha çok geç olmadan ahiretini düşün, aklına başına al. Sana edeceğim uyarılara-hatırlatmalara kulak ver. İyi bil ki! Bu tavsiyeler dünyanı perişan etmeden ahireti kazanman için önemlidir. Faydalanmak için bak! Bakar gibi yapma! 

1.BİR HEDEFİN OLMALI
Ey genç! Yaratılış gayen, seni ve senden öncekileri yaratana kulluk etmektir. Bu dünya senin görev mahallin ve yapman gereken kulluğunda değişmez görevindir. Bu görevi hiçbir zaman unutma. Asla ve asla bu görevin önüne başka hiçbir şeyi geçirme. Bil ki! Görevini yapanlar ödüllendirilir ve yapmayanlarsa cezalandırılır. Ödülün cennet, cezan ise cehennemdir. Hangisini istiyorsan ona göre yaşa. Ölüm gerçeği hayatın tek gerçeğidir.

2. HANGİ DİNE AİTSİN?
Ey genç! Gençlik hevesleri seni dinini öğrenmekten alıkoymasın. Dinini öğrenmeden dinini yaşayamazsın. Din düşmanı dinbazların tuzağına düşer ve perişan olursun. Bu halinle de ölürsen, ahiretinde perişan olur. 
Tevhid nedir, şirk nedir bil! Tarih okumaları yap; mukayeseli olsun! Dinin iki temel kaynağı Kuran ve Sünnettir. Her daim bunları oku. Her gün Kuran’ı eline al. Arapçasından oku. Arapça okumayı bilmiyorsan hemen öğren. Asla öğrenmeyi ihmal etme. Mealinden bile olsa Rabbimizin sözlerini anlamaya çalış. Sünnet, Kuran’ı yaşantıya geçiren peygamberimizin sözleri ve davranışlarıdır. Sünneti öğrenmek Kurani yaşantıyı öğrenmektir. Unutma! Sünneti inkar eden sünnet inkarcıları önüne çıkabilir. Onlara acı ve hidayetleri için dua et. Bu gün azgın insanların, toplumların bilmesini istemediği bir kelime vardır ki, o kelime ‘tağut’ kelimesidir. Bu kelimenin içeriğini çok iyi öğren. Ve şunu unutma ki, tüm gönderilen elçiler tağutları red etmeye davet ederek, tağutları kabul edenleri de uyarmışlardır. Bu kavramı öğrendikten sonra sen de onu reddet ve redde çağır. Bil ki; İlim amel içindir. Öğrendiğinle amel etmezsen kurtulamazsın. Öğrendiklerini hayatına yerleştir. Cemaatini, partini, milletini din edinme!

3. İYİLİK GAYEN OLSUN
Ey genç! Biliyorsun ki,  eylemlerinden tek tek hesap vereceksin. Amel defterin önüne getirildiğinde yaptıklarının hepsini orada bulacaksın. O zamanda, dünya sana arkasını dönmüşken, ahiretse önünde olacak. Dünyaya geri dönüp amel edeyim veya amellerimi düzelteyim desen de, sana verilen ömür bir daha eline geçmeyecek. Öyleyse henüz vakit varken, Rabbimizi razı edecek işlere yönel. Namazlarımız Rabbimizle buluşma anımızdır. O anları gözle. Bu sırada Efendimizin nasihatiyle abdestli olmaya çalış. Bil ki! Abdesti ancak olgun mümin muhafaza eder. Bedenin ve aklın abdestli olsun. İnsanlara faydalı olmaya çalış. İyilik üret, kötülüklerden uzak dur!

4. YARADANINI HATIRLA
Ey genç! Rabbimiz dönüşün kendisine olduğunu bildirmekte. Dönüşün mekanını ve sahibini hiç unutma. Her ne nerede olursan ol ve her ne yaparsan yap, Rabbimizin gazabından kork ve O’nun rızasını elde etmenin peşine düş. Nerede olursan ol, her ne yaparsan yap, Allah’ı hatırla ve O’ndan kork. Korkmak O’nun rızasından mahrum kalmak demektir. Bil ki! Sen O’nu göremesen de, O seni her daim görmektedir. Bu şuurla hareket et.

5. ÖLÜM TEK GERÇEK
Ey genç! Dünyalık zevklere kesen, heveslere son veren ölümü aklından çıkarma. Sen onu unutsan da, vakti geldiğinde o seni bulacak. Şeytan seni uzun arzulara sürükleyip, geçici olana bağlamasın. Bil ki! Nice uzun ömür hayalleri kuran genç, şu an ölümü tatmış ve hesab gününü beklemektedir. Biliyorsun ki, ölüm bizi de bir gün alıp götürecek; öyleyse daima o günü bekle ki, geldiğinde hazır olasın. Hiç ölmeyecekmiş gibi bu dünyaya, yarın ölecekmiş gibi de ahirete hazırlık yaparak  yaşa!

6.HELAL VE HARAM’I BİL
Ey genç! Haramları ve helalleri öğrendikten sonra helallerin peşine düş ve haramlardan da aslandan kaçar gibi kaç. Aslan senin dünyadaki düşmanın olabilir ve imkanını bulsa seni parçalayabilir. Ancak haramları işlemeye devam edersen, haramlar ahiretini parçalar. Hem haramlarla yaşanan bir hayatın tadını ve bereketini göremezsin. Bil ki! Hayat helallerle yaşandıkça anlam ve tat kazanır. Sen de haramlardan kaçınıp, helali tercih ederek hayatını anlamlandır.

7. EN GÜZELİ GÜZEL AHLAK
Ey genç! Bizler güzel ahlakı tamamlamak için gönderilen, ahlakı azim olan peygamberin ümmetiyiz. O ki bizler için en güzel örnektir. Rabbimiz onu edeblendirmişken, o zamandan bu zamana, bu zamandan kıyamete dek gelecek insanlığın değişmez ahlakı Kuran olan örneğidir. Öyleyse sen de örneğimiz ve önderimizin ahlakını iyice öğrenip, güzelce yaşamaya çalış. Bil ki! Sahte örnek ve önderler peşine takılan niceleri helak oldu. Sahte önderlerden, onların öğretilerinden uzak ol. Beşeri ideolojilerin ahiretine bir katkıları olmayacaktır.

8. EFENDİ OLMAK İSTİYORSAN HİZMETKAR OL
Ey genç! Dinine hizmet etmeyi önemse. Bu uğurda gece gündüz çabala. Çabalayanlarla birlikte omuz omuza hareket et. Bu hizmet yarışındaki günlerin hayatının en tatlı ve bereketli günleri olacaktır. Bu yolculukta hizmet edilmeye muhtaç insanları göreceksin, onları da boş geçme. Düşeni kaldır. Yetimi gözet. Bil ki! Alemlerin Rabbinin dinine hizmet edebilmek şereflerin en büyüklerindendir. Bu şerefle şereflen. Başka yollarda onur bulamazsın!

9. ALLAH İÇİN SEV
Ey genç! Ehli tevhid Müslümanları sev. Ancak bu sevgin sadece dilinde olmasın. Gözlerinde bile ışıl ışıl bu sevginin parlaması gözüksün. Seven sevdiğini hayırla anarken, sen de Müslümanları hayırla an. Rabbimiz Müslümanları kardeş kılmışken,  kardeşlerinle aranı iyi tut. Kardeşlerini sevmen, dünyada kalbine imanın yerleşmesine ve kıyamette Allah’ın gölgeleyeceği yedi sınıf içerisine girmene vesiledir. Kendisini sevdiğin kardeşine sevgini bildir. Bu da Efendimizin isteğidir, unutma! Bil ki! Dünyada Allah için birbirleri sevenler, ahirette de birbirlerini seven kişiler olacaklardır. Ahiret kardeşlerini daha dünyadayken sev.

10. ALLAH İÇİN DOST OL
Ey genç! Ancak Alemlerin Rabbi için sev. O’nun için öfkelen ve O’na düşman olanlara sen de düşman ol. Allah’ın sevmediklerini, Allah’ı sevmeyenleri asla sevme. Dünyan gitse de onların safında asla yer alma. Cahiliye toplumunda suni dostluk ve düşmanlıklar çıkartanlara rastlayacaksın. Onlar cahiliyenin adamları olarak ateşe çağırırlar. Onlardan ve çağrılardan uzak dur. Bil ki! Onlara yaklaşmak ateşe yaklaşmak, onları sevmek de şeytanı sevmek gibidir. Şeytanı sevmediğini söyleyenler, şeytanın dostlarını dost tutamazlar.  

11. CÖMERT OL
Ey genç! Rabbimiz cömert olup, cömertleri sevmektedir. Cimrilikse manevi bir hastalık olup, Müslüman’a yakışmayan kötü bir özelliktir. Hem unutma ki, Allah için verdiklerin, O’nun yolunda harcadıkların asla yitirdiklerin değildir. Onlar ahirete önden gönderdikleridir. Bil ki! Allah’tan ve O’nun Dininden sakladıklarının, kıskandıklarının hesabı vardır. Öyleyse burada çok bırakmak yerine, oraya çok göndermeye bak.

12. SADIK OL
Ey genç! Bilmelisin ki, sadıklar cennet arkadaşları olan güzel arkadaşların arasındadırlar. Doğruluk peygamberlerin özelliklerinden olup insanları da doğru olmaya çağırmışlardır. Kişi doğrulukla iyiliğe, iyilikle cennete ulaşır. Yalanla da günaha, günahla da cehenneme ulaşır. Bil ki! Cenneti isteyenlerin peygamberi takip edenlerin özeliği sadık olmalarıdır. Sen de sadık ol ve sadıklarla birlikte bulun ki, istikamet bulasın.

13.GÜVENİLİR OL
Ey genç! Emin olmak peygamberlerin özelliklerindendir. İşi ehline veren ve vermeyi emreden Rabbimiz, peygamberlik görevini verdiği kişilerin emanet sahibi olmalarını dilemiştir. Peygamberimize, peygamberlik görevi verilmeden önce Mekke’deki insanların ona “el-Emin” dediklerini hatırla! Emin olmak Rabbimizin rızasına sebep olan çok güzel bir vasıftır. Bu vasfın karşısında ise şeytanın ve onun yolundan gidenlerin vasfı olan hainlik vardır. Emin ol, hain olma. Dilinle halin, sözünle özün bir olsun. Bil ki! Eminler sevilirken, hainler sevilmezler. Eminler emin adımlarla hayat yürüyüşünde yürürlerken, hainler kendilerinden bile korkarlar. Sen de, bu hayat yürüyüşünde emin olarak, emin bir yolda, emin bir sona yürü.

14. SAMİMİ OL
Ey genç! En çok ihtiyacın olan şeydir ihlas-içtenlik-samimiyet! Ne yapıp etmeli her bir işinde ihlaslı olmalısın. Bu ise en zor şeylerdendir. Tüm insanları yok kabul ederek sadece O var şuuruyla, yalnızca O’nun için hareket emektir ihlas. Görsünler, duysunlar ve desinleri çöpe atıp, bir daha almamaktır ihlas.  Bilmelisin ki, insanlardan bir karşılık beklemeyen Allah’ın seçilmiş peygamberleri ihlaslıydılar. Elbette son peygamber de ihlasın zirvesi bir şahsiyetti.  Sen de onu takip et. Unutma ki, şeytan ve şeytaniler türlü yerlerden tuzaklar kurarken, onun tuzakları karşısında selamette kalman, muhlis olmana bağlıdır. Yine unutma ki, bu fani hayattan baki aleme götüreceğin amellerinin geçerliliği de yine ihlaslı olmana bağlı. Riya-gösteriş ile yapılan ameller dağlar kadar olsa bile yarın ahirette bir arpa kadar olmayacak. Bunları düşün ve ‘nasıl ihlaslı olurum?’ sorusunu kendine sor. Ardından bu sorunun cevabının hayati bir öneme sahip olacağı bilinciyle cevapların peşine düş. Bil ki! Muhlis olmanın yollarını ihlaslıca araştırman, ihlasın kalbinde olduğunun bir göstergesidir.

15.CESUR OL
Ey genç! Allah yolunda cesur ol. O’nun yolunda kınayanın kınamasından korkma! Allah yolunda meydana atılma vaktin geldiğinde meydana atıl ve yapacaklarının peşine düş! Seni bu yoldan ayırmak için uğraşanların hilelerine karşı korun. Onları ve hilelerini Rabbimize havale et! Bil ki! Kalem yazdı ve yazı kurudu. Yakinen inanmalısın ki, hiç kimse O’nun yazdığından başkasını sana getiremez. Ömrünü ne kimse kısaltabilir, ne de uzatabilir.

16.UTANMA DUYGUN OLSUN
Ey genç!  Haya, imanın göstergesi, takva ehli Müslümanların vasfıdır. Haya insanı her zaman hayra götürür. O tümüyle övülmüş bir kavramdır. Bil ki! Hayasızlık iman ve dindarlığın eksikliğinin bir göstergesidir. Hayasızlık da insanı her zaman şerre götürür. Öyle ki hayasızlık dünyada kepazelik, ahirette azaptır. Her türlü hayırların ardına düş, her türlü kepazelikten de uzak ol.

17. ÇALIŞKAN OL
Ey genç! Unutma ki, Allah’ın yarattıklarına koyduğu bazı yasalar vardır. Allah’ın bu yasaları insanlar arasında Müslüman-kafir gözetmeden işler. Bunlardan birisi de şudur ki: “Çalışan başarır. ”Allah, çalışana çalıştığının karşılığını verir. Dünya üzerinde Allah’ı tanımayan nice din düşmanı bu yasa gereğince dünyada çalıştıklarının karşılıklarını almaktadır. Ancak onların ahiretten hiçbir nasibleri yoktur. Müslüman ise, çalıştığının karşılığını Allah’ın izniyle hem bu dünyada alırken, hem de ahirette alacaktır. Öyleyse bize düşen Allah yolunda çalışmaktır. Bu yasanın tersinin nasıl olduğuna gelince, o da şöyledir: “Çalışmayan da başaramaz. ”Öyleyse dünya ve ahiret hayatının imarı için çalış. Boş vakit denen şeyi hayatından çıkar at. İyi Müslümanların bir özelliğidir ki, onlar her türlü boş şeylerden yüz çevirirler. Sen de dünyan ve ahiretin için faydası olmayan şeylerden uzak ol. Bil ki! Amacına ulaşanlar çalışanlardır. Öyleyse tembelliği bırak ve faydalı işlerde çalışmaya bak.

18.TEVBE ET
Ey genç! Hayatta sürekli olumsuzluklarla boğuşacaksın. Onlar yeri gelecek seni devirip üstüne çullanacaklar. Sen her defasında onları savuşturup  ayağa kalkmasını bil. Ümitsizlik zindandır. Oradan kurtulmaksa ümitle mümkündür. Özellikle Rabbimize karşı asla ümitsiz olma. Her ne yaparsan yap. Hangi günahı işlersen işle! ‘Tevbem kabul olmaz!’ deme. Tevbe edip tevbeni bozacak olsan bile, yine tevbe ederek O’na yönel. Bil ki! Bizler O’nun kulcağızlarıyız. O’ndan başka günahları affeden ve tevbeleri kabul eden yoktur.

19. ÜRET
Ey genç! Hep hazır bekleme. ‘Ben ne yapabilirim?’ sorusunu sor, ardından da yapabileceklerini düşün ve onların peşine düş. Ömürleri boyunca hazıra alışmış, ağızlarını açıp bekleyenlerden hiç kimse faydalanmamıştır. Sen onlardan olma. Arkandan bırakacağın, hayırla anılacağın, hayırlara imza at. Bil ki! Her insanın istedikten sonra yapamayacağı iş yoktur. Matematiği sev, kültüre-sanata meylet! Güzel söyle, güzel ifade et. Her ne yapıyorsan güzel yap!

20. SORUN OLMA
Ey genç! Dert vermek-sorun olmak ve yük olmak iyi şeyler değildir, biliyorsun. Elbette zorunlu durumlarda herkes herkese yük verir, bu olağandır. Ancak bazı insanlar daimi olarak dertli insanlardır. Bunlar yük almazlar, ancak daima yük olurlar. Böylelerinden olma. Böylelerinden uzak dur. Böyle insanlar sevilmezler. Dertlere çare olmaya çalışmak ve yükleri almak güzel özelliklerdendir. Bu özelliği olan insanlar sevilen kişiler olurlar. Bil ki! Dert vermek değil, dert almak erdemdir. Erdemliler arasına katıl. 
  
21. ADALETTEN AYRILMA
Ey genç! Hak edene hak ettiğini vermelisin. Adaletli davranmak Rabbimizin emriyken adil olanlarda Rabbimizin sevdikleridir. Efendimiz hayatının her alanında herkese karşı adaletten ayrılmamışken bizlerin yapması gereken de adaleti ilke yaparak zulmün ve zalimlerin karşısında durmaktır. Bil ki! Zalimler adalete düşmanlarken, adillere de düşmandırlar. Sen de zulme düşman olduğun gibi zalimlere de düşman ol. 

22. MERHAMETLİ OL
Ey genç! Bizler ‘merhametlilerin en merhametlisi’ olan Allah’ın kullarıyız. O müminlere karşı bağışlayıcı ve esirgeyici iken, Onun son elçisi de ‘alemlere rahmet’ olarak gönderilen rahmet peygamberidir.  Onun hayatını araştıranlar görecektir ki, O merhamet peygamberidir. Küçüğünden büyüğüne, yaşlısından gencine, çocuğundan bebeğine, insanından hayvanına ve bitkisinden ağacına varıncaya dek onun merhametine şahit olmuşlardır. Onun izinden gidenler de, yine merhameti tüm mahlukata göstermeye çalışmışlardır. Bil ki! Merhamet edene merhamet edilip, merhametsiz olana da merhamet edilmezken, merhamet kalbinden eksik olmasın. Katı kalpli olma. Kurtuluşun çağrısını yapan efendimizin önderliğinde merhametle yaklaş sende.

23. GÜLÜMSE
Ey genç! Güler yüzlü olmak gülen temiz kalbin dışa yansımasıyken, asık yüzlü olmakta asık bozuk kalbin dışa yansımasıdır. Oysa Müslüman iç dünyasıyla barışık olmalı ve bunu Müslüman kardeşleriyle karşılaştığında da göstermelidir. Ayrıca Müslüman kardeşimize güler yüzlü olmamız bir sadakadır. Efendimiz bu davranışın küçük görülmemesini bizlere nasihat etmiştir.  Öyleyse sana yakışan kahkahalara boğmak veya boğulmak değildir. Ancak tebessüm eden bir çehreyle Müslümanları karşılaman onlarla birlikte bulunmandır. Bu hali kendine hal edin. Bil ki! Alemlere rahmet olarak gönderilenin yüzü tebessümler saçardı. Sen de onu örnek al.

24. SABIRLI OL
Ey genç! Şu imtihan için geldiğimiz dünya yurdu sabır yurduyken ilk andan son ana kadar insan her şeye sabreder, sabretmelidir. İnsan için üç şeyden başkası yoktur. Birinci sabır ehli olarak sabrı kuşanmak, ikincisi şükür ehli olmak ve üçüncüsü de isyan eden bir asi olmamak. Başımıza olaylar geldiğinde sabredilecek şey ise sabredilmeli, şükredilecek bir hal ise şükredilmelidir. Müslüman hayat sabır ve şükür arasındadır. Üçüncü şık olan isyana yol yoktur, olmamalıdır. Bil ki! Asiler sabrı önemsemezler.  Şükür de dillerinden dökülmez. Böyleleri dünyada huzurlu olamazlar. Ahirette de huzursuzlukları artarak devam edecek olanlar yine bunlardır. Sen isyandan uzak dur. Allah’a itaat ederek sabır ve şükrü hayat ilken yap!

25. ŞÜKRET
Ey genç! Nankörlükten uzak dur ve şükür ehli ol! Saymaya gücünün yetmediği kadar çok nimet her daim sana ulaşmaktadır. İnsan düşünmediğinden veyahut ta bu nimetlere alışık olduğundan onları göremeyebilir. Ancak sana düşen, nimetleri ikram edeni her daim şükürle anmandır. Bu nimetlere karşı büyüklenmek, burun kıvırmak, onları beğenmemek ise hayırlı insanların özelliği değildir. Bil ki! Şükredenler, doğru olanı yaparlarken,  şükürleriyle nimetin elden çıkmasını da önlerler. Hatta şükürle birlikte verilen nimet artar ve bereketlenir. Aksi olup ta nimete nankörlük edilirse, bu davranış nimetin elden gitmesine ve azaba uğramaya sebep olur.

26. DAVETÇİ OL
Ey genç! Bilmelisin ki, dava davetsiz ve davet de davetçisiz olmaz. Her davanın o davaya çağıran davetçileri vardır. Sen de, Allah’ın yolunun davetçisi olmaya çalış. Samimi bir davetçi her türlü imkansızlıklar içerisinde bile, İslam davası için çalışmalar yapabilir. Hiçbir zaman kendini küçük görme. İman bu dünyadaki en değerli şeyken, iman ehli de paha biçilmez değerdedir. Müslüman kardeşlerine değerince davran. Onların haklarını gözet. Hep birlikte tarihimize bakın! Tarih okumaları yap. İman ehli davetçiler neler yapmışlardır görün. Övünerek anlatın. Onlar, Allah yolunun yılmaz çağrıcılarıydılar. Şimdi sıra bizlerdedir. Bu şuurla sen de seslen. Gönüllere duyurmaksa Rabbimize  aittir. Bil ki! Zamanımız davet zamanıdır. Ümmeti işgal eden batıl zihniyetin karşısında -karınca kararınca- hak tarafta çağın genç Musab’ı olmak için hakkı haykırmanın tam zamanıdır.

27. EY MÜCAHİD
Ey genç! Bilmelisin ki, yeryüzü tevhidin şirkle çarpıştığı cihad alanıdır. Tevhid cephesinin erleri, tevhidin galibiyeti için cihad etmişler ve de etmektedirler. Cihad bizler için olmazsa olmaz bir mecburiyettir. Bu görev kimi zaman dille, kimi zaman malla ve de kimi zaman da elle yapılmaktadır. Şartlar ve imkanlar çerçevesinde küfre karşı cihad’dan asla vazgeçme! Ancak olur olmaz her fısıltıya da kulak kabartıp, cihad adına uygun olmayan işler de yapma. Cihadın özelliğini, şekillerini ve onunla ilgili ne varsa tüm meseleleri öğrenmeye çalış. Yapmadığın veya yapmayacağın şeyleri söyleyip de slogonik cihadçı, internet mücahidi(!) olma. Onlar çok konuşur, az yaparlar. Ya da sadece konuşurlar. Kuvvetli Müslüman, zayıf Müslümandan daha hayırlıyken, sen de bedeninin gelişmesi ve sıhhati için spor yap. Ruhun ve bedenin güçlü olsun. Akıl, ruh ve beden sağlığını koru. Bil ki! Yeryüzü tağutları, sözlerimize bakarak tahtlarını bırakmayacaklardır. Onları yerlerinden edecek şey, tüm boyutlarıyla cihad etmektir. Ebu Cehiller Bedirleri beklemekteyken, sana düşense Bedir’in yiğidi olmaktır. Zarif insan olabilmektir cihad ehli! 

28. SİVİL TOPLUMSUZ OLMAZ
Ey genç! Özellikle işgal altındaki İslam topraklarında yanız başına kalamayacağın ortadadır. Şeytan ve şeytanlaşanlar tek kalanla birlikteyken, sen tevhid ehli cemaati-örgütü-teşkilatı ara. Konuyla ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hareket et.  Fikir kargaşalarının yayıldığı bu zamanda tevhidi öğrendikten sonra müşriklerden uzak olduğun gibi, tevhidi yaşantı hayatlarına yansımayanlardan, sürekli fikir değiştirenlerden, İslam’ın ahlakıyla ahlaklanmayanlardan da uzak dur. İnandıkları gibi yaşayanlarla birlikte ol. Bil ki! Bu yol yalnız başına gideceğin bir yol değildir. Ne yap yap güvenilir yolculardan oluşan sadıklar kervanına katıl.

KARDEŞİM!
Ey genç! Bu acizane nasihatlerimi -gençlik günleri geride kalmış- bir abinin kardeşine yaptığı faydalı uyarılar olarak kabul et. Dilerim yazılanların tamamını okur ve onlardan istifade edersin. Allah seni hakka ulaştırıp, hakkı yaşamayı sana kolaylaştırsın. 
Rabbim! Tüm Müslümanların gönüllerini ve saflarını hak üzerinde birleştir. Gönüllerimizi ve saflarımızı dinin üzerinde sabit eyle. Ey dinini tüm dinlere üstün kılmak için gönderen Rabbimiz! Bizleri dininin hizmetçileri olmakla şereflendir. Mallarımızı ve canlarımızı bizden kabul buyur, Allah’ım. ‘Kabul buyur, Allah’ım.’ ‘Kabul buyur, Allah’ım.’ ‘Kabul buyur, Allah’ım.’ 

Selam ve dua ile…
 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol