Evlilikte sevgi saygı olmadan aile olunmaz

İyilik Haber Merkezi
İyilik Haber Merkezi
06 Mayıs 2021 Perşembe 13:57
205 Okunma
Evlilikte sevgi saygı olmadan aile olunmaz

Aile dünüdür toplumun!
Bugünüdür...
Yarınıdır hasılı!
Nesli muhafaza etmenin yolunun aileden geçtiği gerçeği en bilinenlerindendir hayatın.
Ailenin çok sağlam olması gerekiyor. Bütün peygamberlerin getirdikleri mesajlarında öne çıkardıkları konulardan biri de ailedir. 

Ailenin bir kadın ve bir erkeğin evliliği ile kurulduğunu zannetmeyelim. Aile olunması için eşlerin yakınlarının da hareye akrabalık, hısımlık bağlarıyla bağlı olunması gerekiyor ki sağlam bir topluluğunda temeli atılsın.
Elbette çekirdek aile önemlidir. Ama aile olmaya tek başına çekirdeklik yetmez. 
Geniş aile esastır. Komşular dahi dahildirler bizim aile anlayışımıza. 
Ama çekirdek ailenin çok sağlam olması gerekir; tıpkı atomun çekirdeği misali.
Çekirdek aile karı-koca öncelikli olarak birbirlerine sevgi ve saygı bağıyla bağlı olmaları gerekir. Birbirlerine güven vermelidirler. Evliliklerinin meyvesi olan çocuklarını ortak bir kültürde yetiştirmeleri gerekir.  

Evlilikte sevgi, saygı, sadakat olması lazım. Sevginin, saygının, sadakatin sabırsız olması mümkün değil. Sabır ve tahammül ile ileride oluşabilecek sorunları alt edilecek, selamete ulaşılacaktır. Eşlerin birbirine karşı sabır ve tahammül içinde olması gerekiyor. Ailede, erkek sesini yükselttiğinde kadın, kadın yükselttiğinde erkek susacaktır misal.

Misal son zamanların gündem maddelerinden biri olan aile içi  şiddettin sabırsızlık ve tahammülsüzlükten, bilgisizlik ve bilinçsizlikten kaynaklandığını unutmayalım. 

İdeal aile kavramı çıtayı yüksek tutmaktır. Sorunsuzluğu tanımlamamalı. Ailede sorunlar olabilir. İdeal aile olabilmek sorunlarla baş edebilmeyi bilmekten geçer. İdeal aile ideal bireylerden mürekkeptir. 

Sağlam bir ailenin temelleri atılırken herkesin hakkına riayet edilmesi gerektiği gerçeğini de unutamayız. Çocuklarımızı ailemizin en güzel ferdi olarak yetiştirmek zorundayız; kul hakkına riayet etmesini bilen bireyler olarak. 

Konular o kadar birbirleriyle ilintili ki. Ama temel sorunumuz cehalet. Ailemizde çocuklarımız, gençlerimiz okuyorlar mı? Okumuyorlar, çünkü onlara oku tavsiyesinde bulunan büyükler okumuyorlar. Ağaç yaşken eğilir. O çocuklarımızı ailemizin en güzel ferdi olarak yetiştirmek zorundayız. Eğitim bilimcilerinin ittifakla kabul ettikleri bir husus var ki insanoğlunun karakterinin yüzde 63'ü, 7 yaşından önce oluşmaktadır. Peygamber Efendimiz ne buyuruyor, ‘Çocuklarınıza 7 yaşına gelinceye kadar onlara temel dini bilgilerini öğretiniz’. Bu süreçte hocaların, anne baba ve öğretmenlerin, çocuklarımız üzerinde bir rolü olsun. Ailelerimizi kurtarmak istiyorsak, aileler üzerinden toplumu kurtarmak istiyorsak bu çocuklarımızı 4-5-6 yaşlarında değerlerini bilen ve öğrenen kimseler olarak yetiştirelim.

Toparlayacak olursak...
Uyumlu bir evliliğin sürekliliği ve eşlerin birbirlerine karşı yapması gereken tutumlar hakkında kafa yormalıyız.  
Evlilikten önce çiftler arasındaki eğitim farkı göz önüne alınmadığında, evlendikten sonra bu fark çok yüksekse eşler arasında çatışmalar kaçınılmaz olabilir; işte yola çıkmazdan önce buna dikkat edilmelidir. 
Toplumda yoğun olarak görmekteyiz ki  kendi seçimi ile evlenen kişilerin evlilik uyumsuzluğu ne yazık ki daha fazladır. 
Evlilik, kadın ve erkek arasındaki; sevgi, saygı, şefkat, güven ve ilgi vermenin desteği ile bu durumların en ince ayrıntısına kadar, kültürler arası farklılık gösterse bile bütün toplumlarda oturmuş ve resmi kabul edilmiş tek birlikteliktir. Evlilik ilişkilerini de içeren aile, toplumdaki değişimlerden en fazla etkilenen kurumlardan biridir. Bunlar arasında; Ekonomik gelişmeler, artan eğitim düzeyi, teknolojinin gelişmesi ve kadının giderek daha fazla çalışma dünyasına girmesi gibi eşler arasında ve aile yapısı içerisindeki değişimler olarak sayılabilir. Evlilik doyumunda eşlerin birbirine desteği, cinsel yaşam memnuniyeti, çiftlerin eğitim seviyeleri ve bu faktörlerin evliliğe nasıl yansıdığı çok önemlidir. Evlilikten önce çiftler arasındaki eğitim farkı göz önüne alınmadığında, evlendikten sonra bu fark çok yüksekse eğer çatışmalar kaçınılmaz olabilir.

Evlilikte uyumu bozan nedenlerin doğru tespit edilmesi gerekmektedir. 
Evlilikte uyum bozan nedenlerin başında evli çiftlerin meslekleri, Sosyo- Ekonomik düzey , fikir ayrılıkları, güvensizlik, aşırı kıskançlık , sevginin günden güne azalmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca evlilik içerisinde çocukların sadece beraberliklerinde bir bağ olması, karşılıklı iletişim kuramama ve saygı içerisinde birbirlerine yaklaşmama gibi neden arasında sıralanabilir. 
Eşinizi sevdiğinizi her zaman için hissetirin. Evlilikte zaman zaman eşler arasında ayrılıklar söz konusu olabilir. Birbirlerinden uzaklaşmalar meydana gelebilmektedir. Evlilik çatısı altında eşlerin arasında uyumlu bir beraberliğin olması ve bu sorunların düzelmesi açısından evli çiftlerimizin yapması gereken durumları okuyup her gün uygulamaları için okumanızı tavsiye ediyorum. Toplum olarak tüm ev işlerini çocuk var ise, çocuk ile ilgili bakımları ve gereksinimleri kadına ait bir görev olduğu düşünüldüğünden kadının yükünü daha ağır ve yorucu bir duruma sürüklemektedir. Bu durum eşler arasında çözüm bulmada sorunlar yaşanabildiği gibi fikir ayrılıklarını da beraberinde getirmektedir. Bu durumun daha sağlıklı ve anlaşılır bir durumda yapılması için eşlerin aile içerisinde sorumluluklarını ve görev dağılımlarının eşit bir şekilde olmasına dikkat etmeleri gerekmektedir. Eşinizin sadece görünüşe veya davranışlarına değil onun ile beraberliğinizin ne kadar sevgi dolu olduğunu ona göstererek ve değerli olduğunu hissettirin. Sevgi kadar eşler arasında sağlıklı bir iletişim kurmanın da evliliğin uzun sürmesinde etkili bir faktör olduğunu bilmemiz gerekmektedir.

Eşler birbirlerine karşı her zaman saygılı olunması konusunda dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayalım.  Eşinize karşı bencil diye tabir edilen durumun oluşmaması adına tek taraflı ihtiyacınızın daha fazla önemsediğinize ve kendi isteklerinizi ön planda tutmayacak şekilde ihtiyaç ve isteklerinizin eşit olmasında dikkat ediniz. Eşler arasında bir diğer problem ise kararsızlıktır. Kararsızlığın olmaması için eşiniz ile saygı çerçevesi içerisinde tartışarak ortak bir karar vermeniz sizlerin sorunu kendi aranızda çözmenizde yardımcı olup evlilik bağınızı güçlü kılacaktır. Öfkenize yenik düşüp birbirinizi üzecek kararlar vermeyin. Eğer çok öfkeliyseniz nefes egzersizleri, dikkatinizi dağıtacak alanlara yönelmenizde faydalı olup daha sonra yaşanan öfke durumunu birbirine anlatarak sorunu ortadan kaldırabilirsiniz. Her evlilikte ve toplum olarak maalesef ki evliliğin içerisinde tartışmaların olması farklı bir yoruma yermektedir. ( Tadı tuzu biberi gibi) . Bu durum evliliğinizin ve birlikteliğinizin tadını kaçırmayacak şekilde yapmanız gerektiğini unutmamanız gerekmektedir. Meslek hayatınız çok yorgun geçmesi ve özellikle çalışma alanı içerisinde yaşanan olumsuz durumlar eşler arasında sorunları daha da belirgin hale getirebilmektedir. Bu durum karşısında eşlerin hassasiyetle yaklaşmaları gerektiğini ve birbirlerine yansıtmadan sevgi ile yaklaşıp motive edici şekilde davranınız.

*
Her ailede sorunlar yaşanabilir. Eğer beraberliğiniz de sevgi yitirilmişse ve bu sorunlar günden güne daha da şiddetli bir hale geliyorsa bile aslında eşinizin ne kadar değerli olduğunu göstermeniz gerekir. Motive edici, sakinleştirici ve birbirinize karşı hassasiyetle yaklaşmanız durumunda sevgi ve saygı üzerine bir beraberliğinizin olabilecektir. Özel biri olduğunuzu her gün birbirinize yansıttığınız durumda sürekli sorunlu bir beraberliğiniz varsa bile bu siz eşlerin sürekli bilinçaltına yerleşerek sizlerin mutlu beraberliğinizi beraberinde getirecektir. Bunları ilk zamanlarda birbirinize uyguladığınız zaman çok sıradan ve yapmacık gelebilir lakin unutmamak gerekir ki daha sonra ki süreçlerde kendiniz bile ne kadar değiştiğinizi fark edeceksiniz. Bu yüzden çocuk sahibi olmadan önce çiftlerin aile ve çift terapistlerinden (Ya da ailenin büyüklerinden) yardım almaları gerekebilir. Sadece çocuk için değil diğer tüm faktörler için de dışarıdan bir terapistin evliliğinize farklı bir bakış açısıyla bakıp değerlendirme yapması evlilik uyumunuz için hayati önem taşıyacaktır. İşin sırrını terapistlere de yüklememek, beklentiyi yüksek tutmamak gerek. Sorunun olduğu yerde çözümde bulunmaktadır. Siz düzelirseniz bütün dünya düzelir prensibini unutmayın.  Bu tür sorunların olması maalesef ki boşanmaları beraberinde de gerekmektedir. Bu gibi durum karşısında boşanmadan önce sağlıklı düşünüp sorunların düzeleceğine inanıyorsanız ve düzelecek sorunların aslında boşanmayı gerektirmediğini düşünün. Yuvanızı ve düzeninizi bu tür sorunlar için bozmanız sizleri daha da üzücü bir hale getirebilir. Hepinizin istediği mutlu bir yuva mutlu bir beraberlik eğer bunları istiyorsak ve bizleri üzecek durumların olmasından yana değilsek evlilik içerisinde birbirinize zaman ayırmanız saygı ve sevgi göstermeniz sizlerin bağınızı daha da güçlü kılacaktır.
Her evlilik mutlu başlar. Mutsuz devam ediyorsa her iki tarafında bunda katkıları vardır. 
Sabırlı olmak, tahammüllü ve hoşgörülü olmak, saygılı kalmak, sevgiyle yaklaşmak meseleleri küçültür. 
Malum dünya imtihan dünyası; hepimiz birbirlerimizle imtihan da değil miyiz?

AİLE OKULU KONSEYİ

Son Güncelleme: 06.05.2021 13:59
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol